çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Modern Yatak Odası Dekorasyon Örnekleri

08:49 No Comments

Modern yatak odası dekorasyonu sağlamak için odanın aydınlatmasını öncelikle iyi ayarlamalısınız. Çünkü modern yatak odası dekorasyonunda oda aydınlık olmalıdır. Duvarlarınızı beyaz yapabilirsiniz, beyaz duvarlarla siyah bir yatak örtüsü ve siyah çarşaflar son derece göz alıcı ve estetik olacaktır. Bunun yanında mor, kırmızı ve mavi renklerde modern ve çağdaş bir yatak odası dekorasyonu için son derece uygun renklerdir.
Ahşap yatak odası tercih edenler ise ahşabı aynı zamanda tavanda da kullanabilirlerse çok sıcak ve samimi bir dekorasyon olacaktır.

bordo siyah yatak odası tasarımı

çok şık modern dekorasyon fikirleri

kahverengi ahşap yatak odası dekorasyon fikirleri

modern ahşap yatak odası dekorasyon fikirleri

Modern ve şık yatak odası dekorasyon fikirleri

modern yatak odası dekorasyon fikirleri

modern yatak odası dekorasyon örnekleri

mükemmel yatak odası dekorasyonları
Yaratıcı yatak odası dekorasyonları
Devamını Oku...


Favori Çocuk Kitaplarımız

09:56 No Comments

Çocuklarımla en kaliteli geçirdiğim vakit kesinlikle beraber kitap okuduğumuz zamanlar.  Her ne kadar rutine oturmuş olmasada, gece yatmadan önce beraber kitap okumaya çalışıyoruz.  Çoğu kriz anında, ellerine birer kitap sıkıştırmakta buluyorum çareyi.  Bir AVM’ye uğradığımızda mutlaka bir kitapçıya girip, bir Kerem’e bir de Defne’ye kitap alıp çıkıyoruz.  Benim için değerli olduğunu gördükçe, onlarda daha çok ilgileniyorlar.  Zengin bir kütüphanemiz olmasına rağmen, dönem dönem bazı kitaplar daha çok sirkülasyonda oluyor.  İşte bizim evimizde son zamanlarda tercih edilen çocuk kitaplarının listesi.

Defne daha büyük olduğu için tabii ki çocuk hikaye kitaplarını tercih ediyor.
Annemin Çantası – Sara Şahinkanat tarafından yazılan ve Ayşe İnan Alican tarafından harika bir şekilde resimlenen bu kitap evdeki herkese hitap ediyor.  Bir annenin çantasının aslında bir dünyadan ibaret olduğunu anlatan bu kitapı okuması ve seyretmesi çok zevkli.  İlustrasyon o kadar zengin ki, Defne olmadığı zamanlar bir sayfayı Kerem’le onlarca dakika inceleyip, farklı farklı gözlemler yapabiliyoruz.  Ama en zevkli tarafı kitabın kahramanları anne, abla, erkek kardeş üçlüsünü “bizmiş” gibi hayal etmek ve kitabı birebir yaşamak.
Zogi - Bu kitabı aldığımda daha Defne yeni üç yaşına girmişti.  Karakterlere ilk başta anlam veremese de, sonraları çok benimsedi.  Zogi’nin ejderha (Kerem’e göre bir daynısoor) ana okulunda edindiği yetenekler üzerine olan bu kitabın da ilustrasyonları harika.
 Mamut Yıkama Rehberi – Bu Mamut’a çocuklardan çok ben bitiyorum. Bu aralar Defne’nin yıkanmakla arası pek iyi olmadığı için Mamut’un sahibine çektirdikleri bizim evde yaşananlarla hemen hemen aynı. Okurken özellikle şekilden şekile girip okuduğum için Defne bu aralar bu kitabı elime sık sık sıkıştırıyor. Sanırım o da kendisini gördüğü için okuması ona da zevkli geliyor.
cocuk_kitaplari_kerem
Kerem’in tercih ettiği çocuk kitapları ise  hala bol resimli olanlardan.
Yap-Boz Yapıyorum: Evcil Hayvanlar – Bir anne gözüyle bakınca, harika bir kitap.  İki parçalı yap-bozları çözdüğü için daha fazla parçalı puzzle ararken buldum bu kitabı.  Her bir sayfanın dört parçası olan  bu puzzle kitap, hem eğlendirici, hem öğretici, hem de pratik.  Pratikliği puzzle parçalarının kitabın sayfalarında olması – yani kaybetmek biraz daha zor.  Ayrıca sayıları öğrenmesi için ayrı parçaları var.  Gördüğü hayvanları sayıp, doğru rakamı son puzzle parçası olarak kitabın altına yerleştirebiliyor.  Henüz bu beceriyi kazanmadı ama bu özelliği kitabın öğreticiliğinin ömrünü uzatıyor.  Serinin kalanlarını almak için sabırsızlanıyorum.
Little People Haydi Hareket Edelim –  Kerem parçalarını kaldırıp altındaki resime bakılan kitaplara ba-yı-lı-yor! Hediye gelen bu kitapta o kadar çok keşfedecek ve öğrenecek şey var ki!  Hem kendi kendine bakarken eğleniyor, hem de beraber baktığımızda yaratıcı sorularla bir çok şeyi öğrenmesine yardımcı oluyorum.  Biraz pahalı olmasına rağmen bence almaya değer.
Maisy Kreşe Gidiyor – Henüz kreşe başlamadı ama bir ön hazırlık olarak bu kitabı almıştım.  Aslında bu kitap kısa ve öz bir hikaye kitabı. Ayrıca karton sayfa değil, normal kağıt sayfa.  Yani hem sabredip hikaye okunmasına alışması için, hem de sayfa çevirmeyi öğrenerek ince motor becerilerini geliştirmesi için güzel bir fırsat.  Defne için Bebek Koala serisini almıştım – ki çok zevkle okumuştuk.  Kerem içinse değişiklik olsun diye Maisy serisiyle devam edeceğim.
Devamını Oku...


Lider Bir Çocuk Yetiştirmek

09:55 No Comments


Her birimiz kendimize göre donanımlı hale gelebilmek adına çalışıyoruz. Hepimizin öyle ya da böyle amaçları var ve bu amaçlara ulaşabilmek adına sürekli bir yarış, bir çaba içerisindeyiz. Bu çaba ister iş hayatında işi almak için yaşansın, ister okulda notlarımızı yükseltmek için, iserse bakkaldan ekmek almak için... Her şey bir çaba gerektiriyor. Belki oturduğunuz yerden, az çaba gerektiren bir iş yapıyorsunuz. Ancak bunun için bile insanları organize etmek gerekecektir. Bu da haliyle size fiziksel bir çaba gerektirmese de, zihinsel olarak gerektirecektir.
Çocukluğumuzda buram buram yaşadığımız bir şey vardı. Anne babalarımız bizlerle gurur duymak isterlerdi. Bizler de bunun için çabalardık.İster başarılı, ister başarısız bir öğrenci olalım bazılarımız sıf onları mutlu etmek adına karne notlarını bile değiştirmek gibi bir casusluğa girişmişti. Bu kişilerden biri olmadım. Başarılı bir öğrencilik hayatım oldu ama, şunu söylemem gerekir ki, çocuklarınızdan 'başarı' beklerken bunun her ders için 5 üzerinden 5 almak gibi bir olgu olduğunu sanmamalısınız.Çünkü 'başarı' diye adlandırdığımız şey her konuda aynı başarıyı göstermek olmamalıdır. Birinin sanatta başarılı olması, onun iyi bir yönetici olmasını gerektirmez. Ya da tam tersi. İleride iyi bir lider olabilecek potansiyele sahip çocuklar genellikle derslerde büyük bir başarı göstermezler. Bunu neden mi söylüyorum? Çünkü liderlerin en büyük özelliği biraz 'çılgın' olmalarıdır. Kuralların dışına çıkabilirler. Bütün bir ay ders çalışmayıp, zaman yönetimini öğrenerek bir derse 2 gün çalışarak başarı sağlayabilirler. Evet, böyle söylüyorum. Çünkü ben tam da böyle bir öğrenciydim.
Anne babalarımızı mutlu etmek, onların gururlarını okşamak bizler için hep motivasyon kaynağı olmuştu. Bir çoğumuza sınıftaki diğer çocuklar örnek gösterilerek 'O yapıyorsa sen de yapabilirsin, bak o bu konuda becerikli, sen de halledebilirsin' tarzı cümlelerle hedefleme yapmamız gerektiği öğretildi. Kendimizi kıyasladık. Kendimizi başarıyı belki de farklı bir alanda seçmek istemiş diğer bireylerle kıyasladık. Evet, belki Aysu'nun matematiği iyiydi. Bizimki o kadar iyi değildi. Ama lütfen! Belki de Aysu'nun resimi kötü iken, bizim resmimiz iyiydi... Olamaz mı?
Takdir edilmek başlı başına bir motvasyon kaynağı oldu. Bizim bu işi çok iyi bildiğimizi ima eden birine karşı kayıtsız kalamazdık. Sizlere soruyorum: Hangimiz karşımızda bizlere övgüyle yaklaşan birine karşı, 'Şaka yapıyor olmalısın, ben tamirden ne anlarım ki, bu konuda çok beceriksizim' dedik? Bir çoğumuz demedi. Ben de dahil. Belki de bizi tetikleyen şey bu oldu. En azından tamir etmeyi denedik. Başarmak için bunu bir referans olarak kullandık. Kafamızda ise tek bir şey vardı. 'Ben zaten bu işi biliyorum, biraz çabalasam halledeceğim.' 
Bir de tam tersi bir durum var. Başaramayacağımızı ima eden kişilere karşı daha dirayetli olduk. Bu bizi hırslandırdı kimi zaman. 'Demek yapamam ha, sen görürsün şunu bir tamir edeyim de..' diye düşündük. Ben sadece arayıcıyım sayın okuyucular.. Aklınızı okumuyorum. Sizlerden pek farkım yok. Tüm insanlar böyle düşünebiliyor.
Çocuklarda özgüven gelişimi tam da böyle başlar. Takdir edilmek, övülmek, motive etmek. Bir çocuğa 'Sen sakın dokunma, beceriksizsin, bozarsın' demek, zannederim ki yapılabilecek en kötü öğretim şekli olacaktır. Çocuklarınıza kendilerini gösterebilecekleri alanlar yaratın. Mutlaka bazı derslerde başarısız olsa dahi, başarılı olabilecekleri alanlar olacaktır. Tek yapmanız gereken fırsat yaratmak ve kendilerini keşfetmelerine izin vermeniz olmalıdır. Bunun için çaba harcayın. Bir çocuk yetiştirmek, bir marka yaratmaktan çok daha zor bir iştir. Ben de 'pazarlama gurusu' olarak doğmadım... Resim yaptım, voleybol oynadım, tiyatro eğitimi aldım, halkla ilişkiler alanında eğitim gördüm. Şimdi buradayım.. Çocuklarınıza farklı alanlarda deneyim sunmalısınız. Ne kadar şanslı biriyim ki, annem bu konuda bana inanılmaz destek verdi. Bir insan bir çok alanı deneyip, birini seçtiği zaman kafasında soru işaretleri kalmıyor. Çünkü seçtiğiniz şey gerçekten istediğiniz şey oluyor. 
Bugün çocuğunuza matematik ya da fizik dersinde zayıf aldığı için kızıyor olabilirsiniz. Belki de karşınızda 10 sene sonrasının ünlü bir sosyoloğu duruyordur. Veyahutta çok başarılı tezler yazacak bir türkçe öğretmeni. Bunu bilemezsiniz. İlham verin. Motivasyonunu kırmayın.
Motivasyon yalnızca ailemizden alacağımız bir oldu değil, aynı zamanda da iş hayatımızda da hissetmek istediğimiz böir olgudur. Başarılı şirketlerin çalışan adayları açısından tercih edilmesinin asıl sebebi de budur. Her birimiz başarılı işlerin bir parçası olmak istiyoruz. Bizi motive edecek bir ortam arayışı içerisindeyiz. Ailemizi, kendimizi, geleceğimizi düşünüyoruz. Belki iyi bir maaş çeki de fena olmazdı. Ama tek sebebi bu değil. Aynı zamanda başardığımızda bunun 'gerçekten takdir edilmesini' de istiyoruz. Başarınızın takdir edilmesi için, karşınızdaki kişilerin çoğu zaman sizden daha 'başarılı' olması gerekir. Neden mi? Çünkü sizden daha başarısız kişiler arasında bir çok zaman 'kıskançlık malzemesi' olursunuz. Mümkünse, ekibinizi sizden daha iiyi şartlarda eğitim almış, daha tecrübeli ve daha donanımlı insanlardan oluşan şekilde kurun. Pişman olmazsınız. Ayrıca yeni şeyler de öğrenirsiniz.
Margaret Fuller'in bir sözü var: ''Bugün bir okuyucu, yarın büyük bir lider'' Bırakın okusun, bırakın öğrensin. Bir söz daha: ''Bütün insanların kabiliyetlerine göre bir işi olmalı, bunun aksine hareket edilmesine hükümdar izin vermemeli.'' (Nizamımülk) Kabiliyetlerini keşfedebilmiş biri için hayat daha anlamlıdır.

LİDER BİR ÇOCUK YETİŞTİRMEK İÇİN NELER YAPMALIYIZ?

  1. Öncelikle çocuğunuza 'liderlik' kavramını açıklamalısınız. Örnekler vererek açıklamak daha kolay ve akılda kalıcı bir yöntem olacaktır. Liderlerin, diğer insanlar tarafından nasıl göründüğünü açıklamaya çalışın.
  2. Lidercilik oyunları oynayın. Diğer aile bireyleriyle toplaşın ve birini lider yapın. Ardından herkes onun hareketlerinin aynısını yapsın. Sırasıyla herkes bir süreliğine lider olsun ve ardından 'en iyi' figürleri yapan kişiye bir ödül verin.
  3. Atatürk'ten bahsedin. Onunla alakalı belgeseller ve videolar işe yarayabilir. Tarihi geçmişimizden ve Atatürk'ün özelliklerinden bahsedebilirsiniz. Veya başka bir lider seçin ve onu anlatın. Şahsiyet, donanım, bilgi, tecrübe, cesaret, yardımseverlik, iyi niyet, başarma arzusu gibi ögelerden bahsedin.
  4. Kendini ifade edebileceği konuşmalar yapmasını sağlayın. Çocuğun empati duygusunu harekete geçirerek bazı konularda sorumluluğu ona verin ve izleyin.
  5. Okulda aktif görevlere katılımı konusunda onu cesaretlendirin. Başkanlık yapması konusunda motive edici olun.
  6. Bazı liderlerin olmayışının nasıl bir karmaşaya neden olabileceğini düşünmesini isteyin. Örneğin basketbol takımının antrönörü. Ya da bir okul müdürü.
  7. Ona söz hakkı tanıyın, cevaplarını kesmeden dinleyin.
  8. Cesaretlendirin, öğretici ve aydınlatıcı olun.
  9. Ona uygulayabileceği projeler verin. Örn: Doğum günü partisi düzenleme gibi.
  10. Bu gibi bilgilerden birliktelik kurduğunuz hayat arkadaşınızı da haberdar ederek, koordineli biçimde hareket edebilirsiniz.
Devamını Oku...


Kendisine güvenen güçlü çocuk yetiştirme önerileri

09:53 No Comments

Çocuğunuz utanganç, kalabalıkta sıkılıyor isteklerini dile getirmekte güçlük çekiyor. Bu durumdaki çocukların kendilerine güvenmesi ve daha güçlü bir kişiliğe sahip olabilmeleri için ailelere işe yarayacak bazı önemli öneriler:
Çocuğunuzu olduğu gibi sevin: Çocuğunuzu olduğu gibi sevdiğinizi gösterin. Ona davranışları ve başarısı için değil, sizin çocuğunuz olduğu için sevdiğinizi davranış ve sözlerinizle hissettirin.
Çocuğunuz sizin sözünüzü dinlemediğinde de, bağırdığında da ona sevdiğinizi gösterin ama davranışından dolayı ona kızgın olduğunu onun anlayacağı dil ve tonla anlatın. Çocuğunuzun devamlı olumsuz yönlerini değil, onun güçlü olduğu yönleri de görüp taktir edin. Ona inatçı olduğunu ama buna karşı çok iyi resim yaptığını veya spor yaptığını anlatın.
Çocuğunuza olan sevginizi fiziksel temas yolu ile göstermekten kaçınmayın. Çocuğunuzu sık sık öpün, sarılın onunla birlikte oynayın ve haşarılık yapın, onunla bol bol zaman geçirin. Çocuğunuzun ilgi alanlarına, hoşandığı şeylere karşı duyarlı olun.
Çocuğunuza her zaman çok sevdiğinizi söylemeyi ve bunu tekrarlamayı unutmayın. Çocuğunuzun duygularına önem verin ve saygı gösterin.
Çocuğunuzun duygularından emin olmaya çalışın. O hayır dediği zaman nedenini anlamaya çalışın. Mesala okula veya yuvaya giderken öpmek istemiyorsa zorla sizi öpmeyi zorlamayın. Çocuğunuzun bu gibi durumlarda kendisinin karar vermesine olanak verin.
Çocuklarınıza karşı asla yalan söylemeyin. Söylenen yalanlar çocuğunuzla aranızdaki ilişkiyi derin bir şekilde zedeler.
Çocuğunuza güvenin: Çocuğunuz tek başına bir şeyler yapmak istediğinde ona güvenin. Örneğin parkta sizin tehlikeli olduğunu düşündüğünüz ancak onun tırmanmak istediği yere çıkmasına izin verin.
Çocuklar kendi deneyimleriyle daha fazla tecrübe ve güven kazanır. Çocuğunuz ayakkabısını ters giydiğinde hemen düzeltmeyin. Bir kaç kez ayakkabıyı ters giyen çocuğunuz mutlaka ayakkabıyı ters giydiğini anlayacak ve kendisi düzeltecektir. Bu tür konularda anne ve babalar sabırlı olmalı.
Duygularınızı gösterin: Öfkeli olduğunuz zaman çocuğunuza karşı sahte gülümsemede bulunmayın. Bu hareketiniz çocuğunuzun kafasını karıştırır. En iyisi çocuğunuzu neden öfkeli olduğunuzu onun anlayacağı dilde anlatmaktır.
Çocuğunuzu övün ve teşvik edin: Çocğunuzun emein olmadığı durumlarda sizden alacağı ufak bir işaret onu cesaretlendirir. Çocuklarınızı överken gerçekçi olmayı da özen gösterin. Örneğin çocuğunuzun tam olarak gerçekleştiremediği bir eylemi ‘çok iyi yaptın’ yerine, Yaptığın kötü değildi diyerek söze başlayıp dah iyi nasıl yapılabileceği konusunda onu teşvik edebilirsiniz.
Devamını Oku...


Üstün Zekalı Çocuğu Nasıl Tanırsınız?

08:59 No Comments

Üstün zekalı çocuklarda İki-dört yaşları arasındaki sinyaller, Fiziksel özellikler, Sosyal gelişim özellikleri ve kişilik özellikleri…

Her anne, çocuğunu dikkatle inceleyip ondaki farklılıkları yakalamak ister. Bunun temelinde kendi için özel olan çocuğunun herkes için de özel olma arzusu yatar. Ama bu bazı çocukların diğerlerinden özel olmadığı anlamına gelmez. Bazı çocuklar gerçekten diğerlerinden daha farklı olabiliyor. Bazılarını da biz farklı sanıyoruz, çünkü çocukların neler yapabileceğini bilemiyoruz.



Gerçekten de çok fazla ve değişik uyarıcılarla yetişen çocuklar, eski dönem çocuklarına nazaran çok daha çabuk gelişiyorlar. Değişik oyuncaklar, kitaplar, bilgisayar ve televizyon sayesinde pek çok şeyi önceden görüyorlar. Bu uyarılardan bazılarının olumsuz etkileri yanı sıra çocuklara kazandırdıkları da oluyor şüphesiz.

İki-dört yaşları arasındaki sinyaller

Sizin çocuğunuz da diğerlerinden farklı mı? Farklı ise hangi alanda daha yetenekli? İşte bu sorulara cevap vermenizi sağlayacak birtakım notlar:

Artistik becerilerini ya da sayılarla arasını takip edin. Olması gerektiğinden daha fazla realist resimler çiziyorsa ya da basit matematik işlemlerini kafasında yapabiliyorsa çocuğunuzda biraz farklılık olduğunu düşünebilirsiniz.
Konuşma ve yabancı dil konusunda hızlı bir gelişim kaydedebilir. Yeni konuşmaya başlamış olsa bile kelime haznesi çok çabuk genişler. Hatta çok daha fazla kelimeden cümleler kurmaya başlarlar.
Çok meraklı ise ve sürekli sorular soruyorsa… Gerçi üç yaş, çocukların bol soru sormaya başladığı bir dönemdir ama özel çocukların soruları asla bitmez.
Hiperaktif değillerdir ama son derece hareketli çocuklardır. Aradaki fark da şurada: Hiperaktif olan çocuklar çok hareketlidir ama konsantrasyon zorluğu çekerler ve bir şeye çok kısa süre dikkat gösterirler. Ama bu çocuklar çok hareketli olsalar bile uzun süreli dikkat bütünlüğü sağlayabilirler. Hatta çok ilgili oldukları bir konu ile ciddi bir süre ilgili kalırlar.
Geniş, karışık ama çarpıcı hayal güçleri vardır. Ve bu özellikleri sayesinde çevrelerinde kendileri gibi çocukları bulur, onlarla diğerlerine nazaran daha yakın olurlar.
Her çocuğun yaşadığı gelişim aşamalarını çok daha hızlı yaşarlar.
Kitap, televizyon ya da filmlerden öğrendikleri bilgileri unutmazlar, aksine her zaman hatırlar ve bu bilgileri kullanırlar. Hatta siz, çocuğunuzun bu bilgiyi nereden, nasıl edindiğini bilmezsiniz bile…
Kendileri de fark edebilirler

Yaşları ilerledikçe bu özel çocuklardaki farklılıkları anlayabilmek zorlaşır. Üç-dört yaşlarındaki çocuklar arasında yaşıtlarından daha farklı olduklarını idrak edenler bile çıkabilir. Ama bu onların kendilerini dışlanmış ve yalnız hissetmelerine de sebep olur. Bu da onların durumlarından memnun kalmamalarına neden olur. Hatta birtakım hayal kırıklıkları yaşamaya başlarlar. Çünkü yaşlarından ve yaşıtlarından daha ileri gittikleri için daha hızlı düşünür, kendilerini fiziksel ya da sözel olarak daha düzgün ifade ederler. Dolayısı ile beklediği karşılığı bulamamaları onları üzer.
Son yıllarda çocukların özel olup olmadığını anlamak için pek çok anne ve baba çocuklarını testlere tabi tutmaya başladı.

Doktorlar öncelikle bu testlerin sadece “özel çocuk keşfi” amacıyla yapılmadığını ailelere açıklamaya çalışıyor. Bu testler belli yaşlarda yapılarak ve belli dönemlerde tekrarlanarak çocuğun gelişimi takip edilebiliyor. Daha yetenekli olduğu alanlar tespit edilip, onları daha iyi değerlendirmesi amaçlanıyor.

Uzmanlar üç yaşından itibaren çocuklara zeka testinin yapılabileceğini söylüyor. Ancak elde edilen sonuçların kesinliği yok. Daha doğru sonuçlar elde etmek için beş yaşın beklenmesi gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar çok zeki ya da özel yetenekleri olan çocuklar arasında da öğrenme zorluğu çekenlerin olduğuna dikkat çekiyorlar. Dolayısı ile özel çocuk olmak demek mutlaka her alanda her şeyi çok çabuk kavrayıp yapabilmek anlamına gelmiyor.

Üstün zeka ve yetenek belirtilerini, mükemmel uzun süreli bellek, geniş sözcük dağarcığı, okuduğunu anlama başarısı, matematiksel akıl yürütme başarısı, tartışmalarda gelişmiş sözel beceriler sergileme, bilgisayar kullanmada beceriklilik, daha güç işlerde daha başarılı olma, karmaşıklığı çözebilme, aşırı yaratıcılık ve yüksek hayal gücü, sonuca iyi ulaşabilme, keskin gözlemci olma, çok ilginç fikirlere sahip olma, aşırı meraklı olma, çok soru sorma, yüksek düzeyde enerjisi olma, algılayıcı olma, mükemmel espri anlayışı; sanat, bilim, geometri, mekanik, teknoloji ya da müzikte başarılı olma olarak özetleyebiliriz. Ve bu çocuklarda bu özelliklerinin hemen hemen hepsi toplu halde görülebilir.

Üstün zekalı çocuğu nasıl tanırsınız?

Fiziksel özellikler

Fiziksel gelişim ve sağlıkları diğer çocuklardan daha iyidir.
Çok enerjiktir.
Aşırı duyarlı sinir sistemine sahip olmaları, normal yaşıtlarına oranla daha fazla hareketli olmalarına yol açabilir.
Bebeklik döneminde daha az uyku gereksinimi duyabilir.
Duyu organları çok keskindir.

Bebeklerde battaniyeleri üzerinden atma, giyim eşyalarındaki etiketlerden rahatsız olma, altlarının ıslanmasına ve gürültüye aşırı tepki gösterme şeklinde kendini belli eder.
İki ayrı fabrikanın ürettiği meyve suyu arasındaki farkı hemen anlar.
Kuvvetlidirler ve hızlı olgunlaşır.
Sosyal gelişim özellikleri

Kendilerinden büyük çocuklarla karmaşık oyunlar oynamak ister.
Karşısındakilerin duygu, düşünce ve isteklerini tahmin etme yeteneğine sahiptir.
Lider olma özellikleri vardır.
Espri yetenekleri gelişmiştir.
Kişilik özellikleri

Bağımsız olma özelliği gösterir.
Eline yeni bir oyuncak verdiğinizde saatlerce o oyuncakla ilgilenebilir.
Yüksek amaç ve ideallere sahiptir.
Yaşamlarındaki olayları denetim altına alabileceklerine inanır, kaderci değillerdir.
Aşırı duygusal olabilir.
Arkadaşlarına yapılan bir haksızlık bile onların gözlerinin dolmasına neden olabilir. Nesli yok olabilecek türler, enerji kaynaklarının azalması, kirliliğin artması gibi sorunlara aşırı duyarlıdır.
Mükemmelliyetçidir.
Özgüvenleri yüksektir.
Zihinsel özellikler

Kolay ezberleyip, ezberledikleri bilgileri uzun süre hafızasında saklayabilir.
Kelime hazineleri geniştir.
Başladıkları görevleri bitirmek için kendilerine daha fazla fırsat verilmesini ister.
Erken konuşmaya başlar.
İki kelimeli cümleleri yaşıtları iki yaşında söyleyebilirken, onlar bir yaşında söyleyebilir.
Kendi başlarına okumayı öğrenebilir. Ama kas gelişimi aynı hızı gösteremez.
Hızlı düşünürler, ama yazarken kasları o hızı takip edemez. Bu nedenle birinci sınıfta en büyük sorunları yazmayı sevmemek olur.
Sayılara erken ilgi duyarlar. Üç yaşındaki bir çocuk, ‘on bin”lerden bahsedebilir.


Video / Monitör: 3D ayarlanabilir kamera ve yakalama açısı ile gece
görüş teknolojisi (gece görüş teknolojisi Video izleme iyi bir bütünlük
veriyor, müdahale olmaksızın)
İletişim: Bebeğinizi gerçek iki yönde,
iletişim sağlayabilme.
Ninniler: Dokuz uzaktan kumandalı ninniler ve
gece lambası.
2.4GHz dijital video teknolojisi FHSS, 2.4 "TFT LCD
ekran, 25fps de gerçek zamanlı video QVGA, 3D ayarlanabilir kamera
yakalama açısı, gece görüş, Vox Hi / Lo / Kapalı, sayfa
Ses Bar
Endikasyonları, cevap vermek, nightlight, ninni, Uyarı titreşimli,
sıcaklık İzleme
Bebek Ünitesi Kamera Montaj Klip, 2 adaptörler


Devamını Oku...


Bebeğinizle hangi aylarda hangi oyunları oynayabilirsiniz?

08:56 No Comments

1.ay

● Bebeğinizin yüz ifadelerini ve onun çıkardığı sesleri taklit ediniz.

● Bebeğinizin kulağına yumuşak bir ses tonu ile konuşup, müzik dinletebilirsiniz. Basit ninniler, tekerlemeler ve halk türküleri onun için dinlendirici ve sakinleştirici olacaktır.

● Bebeğinizi, başını destekleyerek omzunuzda taşıyabilir, böylece çevreyi görmesini ve kendini eğlendirmesini sağlayabilirsiniz.



● 20-30 cm. mesafeden bebeğinize resimler, basit şekilli parlak renkli veya siyah beyaz şekiller, oyuncaklar gösterebilirsiniz.

● Yatağının kenarlarına ufak, hareketli, parlak hayvan figürleri, ayna, çıngıraklar asabilirsiniz.

● Bebeğinizi kucağınıza alıp öpün ve ona sarılıp uzanın.

● Bebeğinizle konuşun ve onu ismi ile çağırın. Görmekten en çok hoşlandığı şeklin insan yüzü olduğunu unutmayın.

2.ay

● Bebeğinizin dikkatini çekmek için yumuşak, nazik ama alçalan, yükselen farklı ses tonlarıyla konuşun, göz teması kurun. Mimiklerinizi izlemesine ve taklit etmesine izin verin. Sakinleştirmek istiyorsanız alçak sesle ritmik konuşun, sevdiğinizi söyleyin, övün. Bebeğinizle konuşmanız bu dönemde onun için en eğlenceli oyundur. Sizinle birlikte bazı heceleri çıkarır, aaa-ooo-agu gibi.

● Çıngırağı kulağının yanında yavaşça sallayarak, parlak renkli bir oyuncağı yüzüne yaklaştırıp, uzaklaştırarak onu eğlendirebilirsiniz.

● Kulağına yavaş sesle ismini söylediğinizde gözleri hareketlenir, başını size çevirmeye çalışır.

● Hava izin verdiği sürece bebeğinizi günlük yürüyüşe çıkarın.

● Konuşun, dokunun, kucaklayın ve sevginizi gösterin.

3.ay

● Bebeğinizle oynarken yüzünüzün tamamını görebilmesi için direkt ona bakın.

● Pek çok farklı nesne gösterin. Bunun için parlak renkli, dinlemesi, dokunması, izlemesi ilginç olan ama ağzına götürdüğünde yutma riski olmayacak kadar büyük oyuncaklar seçin. Yakalaması, ulaşması için onu cesaretlendirin.

● Yatağına kırılmayan bir ayna asın, yalnız olmadığını hisseder, kendini inceler.

● Eline küçük bir çıngırak verip, onunla nasıl ses çıkaracağını ve sallamayı öğretin.

● Onun yaptıklarından, memnun olduğunuzu gösterin, onu övün ve sık sık ismini söyleyin.

● Bebeğinize şarkı söyleyip, onunla dans edin. Ona ilgi ve sevginizi sunun.

●Bir çubuğun ucuna (mesela ben balon takılan plastik çubuğu kullandım) renkli kurdeleler bağlayarak çok basit ama epey eğlenceli bir oyuncak yapabilirsiniz. Bu oyuncak tüm zamanlarda oynayabileceği bir seçenek. Daha ilk aylarda onu sallayarak göz koordinasyonunun gelişmesine yardımcı olacak ve kendi kavradığı dönemlerde ise el becerilerini geliştirecektir. Tabi bu dönemde gözetim altında tutulmalı.

●Kullanmadığınız bir eldivenin (plastik eldivenler de olur) parmaklarını kesip keçeli kalemle yüz ifadesi çiziyorsunuz. Bir elinize geçirip bebeğinize doğru tutarak konuşturuyorsunuz. Bu sırada parmaklarınızı hareket ettirmeniz ilgisini arttıracaktır. Şarkılar hikayeler anlatabilir, bebeğinizle konuşabilirsiniz.

Bu oyun bebeğin iletişim yeteneğini arttırır ve merak duygusunu pekiştirir. Ayrıca hareketli parmaklar/el ve sesiniz dolayısıyla duyularını geliştirmeye yardımcı olur.

4.ay

Bebeğinize tutacağı, kavrayabileği, dinleyebileceği oyuncaklar verin. Sizi koklamasına izin verin. Müzik dinletin.
Banyo yaparken oyun için biraz daha uzun bir zaman ayırın. Banyo oyuncakları ile oynaması gelişimine yardım eder.
Bebeğinizin başarılarını överek, gülümseyerek, onu kucaklayıp severek kutlayın. Unutmayın bebeğiniz sizin övgülerinizle motive olan sosyal bir canlıdır.
5.ay

● Bebeğinizin çıkardığı sesleri taklit edip onu konuşmaya teşvik edin. Net, kısa cümlecikler kurun ve kelimeleri tekrarlayarak konuşun. Şarkılar söyleyin.

● Bebeğinizin başka bebeklerle karşılaşmasını sağlayın, birbirlerini inceleyip konuşmalarına izin verin.

● Sık sık kucaklayın, sevginizi gösterin.

● Yatak üstüne takılan müzikli dönenceleri bu ayda kaldırın, bebeğiniz uzanıp yakalayabilir ve yaralanabilir.

● Eliyle rahatça kavrayabileği yumuşak, sesli oyuncaklardan hoşlanır. Yavaş yavaş oyuncak tercihi başlar.

6.ay

Bebeğinizle şarkılar söyleyin, birlikte el çırparak tempo tutun, sözcükleri yumuşak bir ses tonuyla açıkça vurgulayarak söyleyin.
Bebeğinizi kucağınıza alın ve onun çıkardığı sesleri ve yüz ifadelerini onunla birlikte tekrarlayın.
Bebeğinizin çevresine yumuşak yastıklar koyarak desteksiz oturmaya teşvik edin.
Bebeğinizi karın üzerine yere yatırın, kollarıyla kendini yerden kaldırmasına ve ilerlemesine teşvik edin.
Bebeğinizin sizi görebileceği bir yere geçip kollarınızı açın ve onu kucaklayacağınızı söyleyin, bebeğiniz gülümser, cilve yapar. Size ulaşmaya çalışırken onu kucaklayın.
Bebeğiniz elleriyle nesneleri kavramaya başladığı zaman onun bu becerisini geliştirmek için böyle bir oyun oynayabilirsiniz. Bebeğinizi kucağınıza oturtun ve elleriyle kavrayabileceği büyüklükte nesneleri önüne koyun.
Oyuncakları alması için teşvik edin, aldıktan sonra bir süre elinde tutup incelemesini bekleyin. Sonra yavaşça parmaklarını gevşetin ve oyuncağın düşmesini sağlayın. Böylece parmaklarını açıp kapamanın sonuçlarını öğrenecek ve kendisi de yapmaya çalışacaktır.
Bu oyun bebeğinizin dinleme-işbirliği yapma, motor becerilerini, reflekslerini, dinleme-iletişim, merak-keşif becerilerinin gelişmesine yardımcı olur.
7.ay

Bebeğinize bebek magazinlerini, resimli kitapları gösterin. Elleriyle kavrayıp inceleyebileceği kalın sayfalı mümkünse her sayfada büyük tek resimler olan kitaplar alın. Resimleri masal gibi anlatın, hayvanları sesleri ve hareketleriyle tanıtın.
Ce-e oynayabilirsiniz. Bir örtü ile yüzünüzü kapatıp, birden açın, çok keyiflenecektir. Daha sonra onun yüzünü kapatarak oyunu geliştirin.
Ayna karşısında kendini gösterip, kim olduğunu sorun. Aynadaki görüntüyü işaret edip adını söyleyin.
Ne yaptığını söyleyerek onunla dans edin.
Bebeğinizi kucaklayın ve onunla yumuşak ses tonuyla konuşun, ona sevdiğinizi söyleyin.
Pipetlerle oyun : Çok basit şekilde yapabileceğiniz bu oyunla bebeğinizin el becerileri gelişecek. Bebekler 6 aydan itibaren nesneleri kavrama becerisi geliştirirler. İlk zamanlarda daha büyük nesneleri kavrayabilirken zaman ilerledikçe parmaklarıyla ince ve ufak nesneleri tutabilirler. İşte bu aşamada bu ince beceriyi geliştirmek amacıyla bu tip oyunlar oynayabilirsiniz. Ufak nesneleri bir delikten atma oyunu. Bunu bir kutuya delik açıp ufak oyuncakları atarak yapabilirsiniz. Ancak ilerleyen aylarda biraz zorlaştırmak adına benim gibi pipet ve delik açılmış yoğurt kovası kullanabilirsiniz.
Bu oyunu oynarken şunlara dikkat edin. Eğer çocuğunuz zorlanoyorsa, başarısızlık onu sinirlendirebilir ve olumsuz etkileyebilir. Başlangıçta tek ve büyük delikli bir kutu ile hatta daha büyük objelerle başlayın, öğrendikçe işi daha ince beceri haline getirin. Bu oyun motor becerilerinin yanı sıra özgüvenini de geliştirmeye yardım edecektir.

8.ay

● Bebeğinizin taklit etmekten hoşlanacağı eğlenceli sesler çıkarın, hareketler yapın.

● Bebekler ve çocuklar için yapılmış müzikler, şarkılar dinletin.

● Ayakta pozisyona getirerek dans etmesini, yürümesini, tempo tutmasını sağlayın.

● Bebeğiniz ile birlikte emekleyin. Hızlandıkça övün. Büyük çocuğunuz varsa onu da size katılmaya ikna edin.

● Oyuncaklarını bir sepete doldurun, nasıl çıkaracağını öğretin, sonra yeniden doldurup onun boşaltmasına izin verin.

● Bebeğinizle birlikte alışverişe çıkın, kalabalık ortamlar onun için uyarıcı ve eğlencelidir.

● Bebeğinize kucaklamak, öpmek, konuşmak için zaman ayırın.

9.ay

● Bir oyuncağını örtünün altına saklayıp,”nerde oyuncak” diye sorun, bulmakta zorlanırsa örtüyü biraz aralayın.

● Ona öten oyuncaklardan alıp, nasıl ses çıkaracağını gösterin. Başarabildiğinde alkışlayın.

● Banyo küvetini doldurup oturtun, yavaşça yüzüne su atın, onun da sizi ıslatmasına izin verin.

● Parmak oyunları oynayın. Şarkı söyleyerek parmaklarınızla hareketleri vücudunda göstererek birlikte eğlenin.

● Yatak ve uyku zamanı için bir düzen geliştirin. Uyku zamanına yakın onunla onu uyaran oyunlar oynamayın. Bebeğinizi kucaklayıp, onunla yumuşak tonda konuşun. Bir hikaye okuyun veya bir masal anlatın, yatağına  sadece orda duran tanıdık yumuşak oyuncaklar koyun.

● Bebeğinizle sürekli konuşun, ne yaptığınızı anlatın, kullandığınız eşyaların isimleri tekrarlayın.

●Yine bebeğinizin gelişimine göre bu oyunu ne zaman oynayabileceğini anlamak size kalmış ama 9 aydan itibaren rahatça yapabileceklerini düşünüyorum. Bu oyunda bir kutuyu (veya objeyi) birkaç kez üstüste paket yapıyorsunuz. Sonra ona verip parçalayıp açması için teşvik ediyorsunuz. Bu oyunda dikkat etmeniz gereken bazı ayrıntılar var

-mümkünse her katman farklı renkli olsun, çocuk katmanın ilerlediğini ayırt edebilsin

-bant kullanabilirsiniz ama kolay çıkabilsin

-ilk soyma işleminde ufak bir tutma payı bırakırsanız iyi olur

-katman sayısı çocuğu sıkacak kadar çok olmamalı

-hedefte yer alan obje sevindirici birsey olmalı, sevdiği bir meyve veya yemiş, oyuncak vs. Verdiği emeğin bir ödülü olmalı değil mi?

Bir arama bulma oyunu ancak yönlendiricisi bu defa ses olacak. Bebeğinizi oturtun ve etrafına çeşitli objeler koyun. Oyuncaklar, battaniye gibi. Bunlardan birinin altına çıngırağı saklayacaksınız. (ses çıkaran başka birşey de olur). Önce oyuncağı tanıtın sonra gözü önünde saklayın. Daha sonra onu bulması için teşvik edin ara sıra çıngırağı saklı olduğu yerde sallayabilirsiniz.Bu oyunu kurmalı müzikli oyuncaklarla oynamak daha rahat olacaktır. Müzik sürekli çalarken, bebeğiniz onu aramaya ve sesin geldiği yönü bulmaya çalışsın.Bu oyunu biz oynadığımızda çıngırağı sakladığımız diğer objeler bebeğin dikkatini dağıtmış, asıl hedefi unutup onlarla oynamaya dalmıştı. Bu açıdan oyuncakların ardına saklamakyerine saklamak için plastik kaplar, yoğurt kovaları, ya da birbirine benzer 3-4 mendil (bez) vs kullanılması daha iyi olur.
Bu oyun bebeğinizin özgüvenini geliştirir, problem çözme ve düşünme becerisini arttırır, duyularına hitap eder ve dinleme iletişim becerisine teşvik eder.
10.ay

● Birlikte bol resimli kitaplara bakın, farklı nesnelerin isimlerini sürekli tekrarlayın.

● Bebeğinize bir top veya herhangi bir oyuncak gösterip arkanıza saklayın, nerde olduğunu sorun.

● Boş bir kutu verin, oyuncaklarını içine doldurmasını öğretin. Dolunca boşaltın tekrar doldursun. Bu oyunu yavaş yavaş kendi başına oynamasına izin verin.

● Kendini yukarı çekerek ayağa kalkmaya teşvik edin, bunu başarınca nasıl mutlu olduğunuzu gösterin. Bu onu hareketi tekrarlamaya iter.

● Konuşun, kucaklayın, sevginizi gösterin.

●Bebeğiniz emeklemeyi öğrendikten sonra tırmanma becerisi için çalışmalar yapacak. Bu aşamaya geçtiğini sizin kucağınıza tırmanmaya çalışmasından anlayabilirsiniz. Bu durumda bebeğinize antreman imkanı sunmanız gerekiyor. Bunun için özellikle koltukların büyük yastıkları ideal.

Çeşitli şekillerde yastıkları yere yığın ve tırmanmasını teşvik edin. Bu oyun çok hoşuna gidecek ve onu epey oyalayacaktır. Oyun sırasında gözetim altında tutun ki düşmesin.

Bu oyun bebeğinizin bedensel gelişimi için faydalı ve oldukça eğlendirici bir oyundur.

11.ay

● Hikaye kitaplarını resimleri göstererek, sesleri ve hareketleri taklit ederek yüksek sesle okuyun, zamanı gelince sayfayı çevirmesine izin verin. Her sayfaya bir hikaye uydurun. Kitapları hikayeleri ile hatırladığını farkedeceksiniz. Bazılarını tercih eder. İlgi alanı belirginleşmeye başlar.

● Birbiri içine geçebilen oyuncaklar verin.

● Henüz yürümese de ayağıyla oyuncağı, topu itmesini öğretin.

● Telefon, tabak, bardak gibi oynamaktan hoşlandığı eşyaların oyuncaklarını alın.

● Sık sık kucaklayıp sevgi gösterin.

●Bebeğinizin konuşmaya hazırlandığı dönemlerde hayvan seslerinin taklitlerini dinlemek çok hoşuna gidecektir. Elinize oyuncak hayvanlar alarak ya da hayvan resimlerini göstererek seslerini çıkarın. Ses çıkarırken bebeğinizin korkmayacağından emin olun.

Bu oyun bebeğin hayal gücünü ve yaratıcılığını geliştirir, duyularının gelişmesine yardımcı olur, dinleme konuşma becerisine katkı yapar.

12.ay

● Çocuğunuzu karşınıza alıp burnunuzu gösterip, adını söyleyin, aynı şeyi kendi burnunu göstererek yapın, sırasıyla diğer organları için de aynı yöntemi kullanın. Defalarca tekrarlandığında sorulunca organlarını gösterebilir. Bu oyunu kitaplarda bebek ve diğer oyuncaklarında da tekrarlayın.

● Bebeğinizle günlük yürüyüşler yapın. Çimene, ağaç gövdesine, çiçeklere dokunmasını, hissetmesi sağlayın.

● Plastik küplerden birlikte kuleler yapıp, yıkın.

● Tekerlekli oyuncaklar alın, böylece eğlenerek dolaşıp, sizi oda oda izleyebilir.

● Çocukları olan ailelerle bir araya gelebilirseniz sosyal olmayı daha kolay öğrenir.

● Bebeğinizin artık tutma becerileri oldukça gelişti, otururken ve ya ayaktayken oyuncaklarını rahatça alabiliyorsa bu işi biraz zorlaştırmaya ne dersiniz. Böylece ona yeni bir problem çıkarıp, problem çözme yeteneğini geliştireceksiniz.

Kendinden yapışkanı bir kağıda çeşitli büyüklükteki oyuncakları yapıştırın. Ve onları çıkartmasına teşvik edin. Oyuncakları çıkarmak için nasıl bir çözüm bulduğunu gözlemleyin.

Bu oyunda bebeğinizin elleri de kağıda yapışabilir. Bu yüzden çok yapıştırıcının çok güçlü olmadığından ve zarar vermediğinden emin olun.

Bu oyuna alternatif olarak oyuncaklarına cırt cırt dikip yastık gibi bir şeye de yapıştırabilirsiniz.

Bu oyun bebeklerin paylaşım ve işbirliği yapma, düşünme problem çözme becerilerini ve duyularını geliştirmesine yardımcı olur.



PA 330 en iyi dizi, kristal netliğinde ses ve ECO-DECT modu seçenekleri
ile temel bir DECT bebek telsizi. DECT teknolojisi; Sorunsuz, kristal
netliğinde ses ve güvenilir bağlantı Kanal seçimi Otomatik kanal
seçimi ve otomatik kanal anahtarı ise tespit edilen herhangi bir
girişim Bağlantı fonksiyonları: Permanet veya VOX modu, ECO-DECT modu:
otomatik azaltılması, mesafeye bağlı olarak iletim gücü.



Devamını Oku...