kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Vulvadini Her alti kadindan birinde oluyor

09:02 No Comments

Her 6 kadından birinde vajinal bölgede aniden başlayan ağrı, yanma, batma ve kaşıntı ile kendini gösteren nedeni kesin olarak belirlenemeyen ''Vulvadini'' hastalığı görüldüğü belirtildi. 

Hastalığı tamamen ortadan kaldıran bir tedavinin bulunmadığını ifade eden Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) 2. Başkanı, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ali Baloğlu, antidepresanlar ve ağrı kesici kremlerin kullanılabileceğini kaydetti. 

Doç. Dr. Ali Baloğlu, tıpta 'Vulvadini' diye bilinen hastalığın vajina ve çevresinde görülen, zamanla kronikleşen bir hastalık olarak tanımlandığını vurgulayarak, "Dünya genelinde hastalığın görülme sıklığı yüzde 16-18'dir. Her 6 kadından biri, yaşamının bir döneminde, vajinal bölgede ağrı, yanma, batma ve kaşıntı şikayetleriyle hekime başvurmaktadır. Birçok kadın ise bu durumu saklamakta ve hekime başvurmamaktadır" dedi. 

TAMAMEN YOK ETMEK MÜMKÜN DEĞİL

Vulvadini hastalığında şikayetlerin yeri ve derecesinin gün içerisinde dalgalanmalar gösterdiğini ifade eden Baloğlu, ağrıların kalıcı, dönemsel, yaygın ya da bölgesel olabileceğini söyledi. Baloğlu, Vulvadini'ye etki eden birçok faktörün olduğunu ancak kanıtlanmış bir neden bulunamadığını belirterek, vajinal bölgedeki sinirlerde zedelenme, mantar enfeksiyonlarına karşı aşırı hassasiyet, ped ve tuvalet kağıdı gibi çevresel faktörlere karşı alerji, idrar ve bölgedeki kasların yapısının en önemli etkenler olduğunu kaydetti. Hastalığı tamamen ortadan kaldırıcı bir tedavinin bulunmadığını ancak dönemsel olarak şikayetlerin giderilmesini sağlayan tedavilerin yapılabildiğini ifade eden Baloğlu, tedavide özellikle sakinleştirici özelliği olan antidepresanların kullanıldığını söyledi. 

Baloğlu, antidepresanların hastalığa bağlı gelişen psikolojik bozuklukları önlediğini, sinir ve kas sisteminde rahatlama sağladığı için ağrılı bölgede gevşemeye neden olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Antidepresanlar, bu ve benzeri nedenlerden dolayı diğer krem ya da ağrı kesicilerden daha etkilidir. Bununla birlikte çeşitli ağrı kesici kremler, mantar ve enfeksiyon tedavisinde kullanılan antibiyotikler, adalelerin rahatlaması için fizik tedavi uygulamaları ve psikolojik davranışsal terapi yöntemleri uygulanmalıdır. Tedaviler, tek tek değil bir arada uygulanmalıdır. Bu yöntemlerle hastalığın tedavisindeki başarı oranı yüzde 60'ı geçmemektedir." 

CERRAHİ TEDAVİ MÜMKÜN
Baloğlu, bu yöntemlerden sonuç alınamadığı durumlarda cerrahi yöntemin de bir seçenek olduğunu ifade ederek, "Ağrılı bölge ameliyatla çıkartılıyor ancak bu yöntemde de hastaların yüzde 10'unda bir süre sonra hastalık tekrarlıyor" diye konuştu. 


Cerrahi müdahale sonrasında fiziksel bir deformasyonun da söz konusu olduğunu dile getiren Baloğlu, operasyon sonrasında hastaya psikolojik destek verilmesi gerektiğini söyledi. Baloğlu, hastalığın kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkilediğine, sosyal yaşamdan, iş hayatından koparabildiğine ve cinsel yaşamdan uzaklaştırabildiğine dikkati çekerek, bu ve benzeri kısıtlamaların kadında güven kaybına yol açabildiğini kaydetti. Vulvadini hastalığına bağlı olarak cinsel yaşamında sorun yaşayan, bu nedenle eşinden uzaklaşan birçok kadının aile düzeninin bozulduğunu belirten Baloğlu, aktif yaşamdan kopan kadının bir süre sonra içine kapanmaya başlayabileceğini, öz güvenini yitirebileceğini söyledi.

ÖNERİLER

Vulvadini hastalığından korunmak için genital bölgenin çok sık yıkanmaması, temizlikte sabun kullanılmaması, bölgenin yıkandıktan sonra iyice kurulanması gerektiğini anlatan Baloğlu, şu önerilerde bulundu:

"- Parfümlü tuvalet malzemeleri kullanmayın,
- Genital bölgeye asla sprey ya da parfüm sıkmayın,
- Çamaşırlarınızı yıkarken daha önceden bilmediğiniz deterjanları kullanmayın,
- Yüzde 100 pamuklu iç çamaşırı tercih edin,
- Tayt giymekten kaçının,
- Sürtünmeye neden olacak bisiklete binme gibi aktivitelerden mümkün olduğunca uzak durun,
- Gece yatarken mümkünse iç çamaşırı ve pijama altı giymeyin."
Devamını Oku...


Jilet ile Bacak Traşı

07:45

Cildi yenileyici özelliği olduğu için özellikle batıkları bulunan bayanlara önerilen jilet uygulaması işleminin sonu kabusa dönmeden önce mutlaka yazımızı okumalısınız!
Bacakları kuru ciltte mi yoksa nemli ciltte mi traş etmek daha etkilidir?
Kuru cilt üzerine gerçekleştirilen jiletleme işlemi kıl köklerini deformasyona uğratarak kanamasına neden olabilir. Bu sebepten jilet ile bacak traşının uygulanabileceği en iyi zaman duş aldıktan sonradır. Sıcak suyun buharıyla genişleyen gözenekler ve sertliği kaybolan tüyler kolaylıkla çıkacaktır. İşlemi yaptıktan sonra mutlaka bacağınızı tekrardan sabunla ovalayıp ılık suyla durulamayı unutmayın. Aksi halde boşalan kıl köklerinin mikrop kapmasına, sivilce veya benzeri iltihaplanmalara neden olabilirsiniz. Bacak traşı ciltte peeling etkisi yarattığı için vücuttaki ölü hücreleri yok eder ve eğer varsa batıkları atar. Yalnız bunu tek başına gerçekleştiremez ve mutlaka gün aşırı uygulanması gerekir. Jiletle bacak traşı yapmadan evvel ponza taşını yavaşca bacaklarınızın üzerinde gezdirin. Tüy köklerini aldıktan ve iyice kurulandıktan sonra mutlaka cilt tipininize göre uygun olan nemlendirici krem ile bakım yapmayıda unutmayın.


Bacak traşı için jel, köpük ve krem seçeneklerinden hangisi tercih edilmelidir?
Jeller, traş köpüklerinden daha kuvvetlidir. Eğer tüy kökleriniz olması gerekenden sert ve jilete alışkın ise köpük kullanmamakta fayda var. Jeller daha yoğun olduğu için traşa daha uygun ve kaygan bir zemin hazırlar. Böylece bacağınızın tahriş olmasınıda engeller. Kremlerde tıpkı jeller gibi yoğun kıvamdadır. Hassas, narin, hemen kanama özelliğine sahip ve özel bir bakıma gereksinimi olan bir cilt tipiniz için krem kullanmanız daha yararlı olucaktır.
Uygulama esnasında hangi jiletler kullanılmalıdır?
Bayanlara özel olarak üretilen jiletleri kullanmaya özen gösterin. Bu jiletlerin üzerinde jojoba yağlı cildi rahatlatıcı ve yatıştırıcı özel bantlar bulunmaktadır. Jojoba yağı hem cilt yüzeyinin kayganlığı arttırır, hem de cildinize yapmanız gereken bakımı sağlar.
Kullanılan jiletler ne zaman atılmalıdır?
Jiletleri beş kere kullandıktan sonra atabilirsiniz. Çünkü bu süreden sonra bu jiletlerin uçları körelmeye ve kesmemeye başlar. Canınızı acıtabilecek tırtıklar ise fazlaca kullanılmış jiletlerin diğer bir olumsuz yönüdür. 
Devamını Oku...


Kadınlar Ne İster: Her Kadının Bir Erkekten Beklediği 5 Şey

07:05

Eğer erkekseniz, bu beş maddeyi sağlamaya yönelik hareket etmelisiniz. Eğer kadınsanız, bu beş maddenin hayata geçirilmediği durumlarda ilişkinizin iyi gitmeyeceğini bilmelisiniz.

1. KADINLAR TAKDİR EDİLDİĞİNİ HİSSETMEK İSTER
“Sevildiğini hissetmelidir” diyerek başlamadığım için şaşırmış olabilirsiniz. Çoğu erkek “seni seviyorum” der. Ama eşlerini ya da kız arkadaşlarını takdir etmezler. Bir kadının hayatında takdir edilmek büyük önem taşır. Pek çok kadın, “vericidir”, onlar eşlerinin ve çocuklarının hemen her ihtiyacını karşılamaya çalışırlar. Ama vermekten mutluluk duyan kadınlar dahi çabalarının takdir görmesini beklerler.

Şimdi sevgili okurlarım, kız arkadaşınızı ya da karınızı takdir etmek tek başına yeterli değildir, bunu onunla da paylaşmanız yani dile getirmeniz gerekir. Erkek okurlarım şimdi buna karşı çıkacak ve hali hazırda zaten eş ya da kız arkadaşlarının bunu bildiğini söyleyecekler. Bu doğru olabilir ama kelimelere dökülen takdirin yaratacağı mucizeyi yaşamadan bilemezsiniz. Öylese bunu dile getirmeyi deneyin “işleri yola koyuş biçimini çok takdir ediyorum” ya da “böylesine çok çalışmanı takdir ediyorum” diyerek bir yerden başlayabilirsiniz… Unutmayın takdir edilmeyi hepimiz severiz.

2. KADINLAR HAYATLARINDAKİ ERKEKLE DERİN DUYGUSAL BİR BAĞ PAYLAŞMAK İSTERLER
Neden mi söz ediyorum? Kadınlar hayatlarındaki erkeğin kendilerine duygusal şekilde bağlı olmalarını severler. Duygularınızı ifade etmekten utanmaksızın bunu hissettirmenizi isterler.

Çoğu erkeğin bir kadına açılma süresi uzun zaman alır. Bu belki de konuşmaktan hoşlanmamalarından kaynaklı olabilir. Veya dokunmatik hisler başlığından hoşlanmıyor olabilirler. Ne hissettiklerini sorduğunuzda çoğunlukla yorum yok moduna geçme nedenleri de bundandır. Eğer davranış biçiminiz bu yukarıda yer alan br kaç satırdaki gibiyse o zaman kadınların isteklerine yönelik en önemli noktalardan birini yerine getiremiyorsunuz demektir. Çünkü kadınlar, ne kadar duygusal bir bağ ile kendilerine bağlı olduğunuzu bilmek isterler.

Temeli sağlam ilişkiler, duygusal bağların üzerinde yükselir. Eğer sevgiliniz, eşiniz sizin onu dinlediğinizi, kendi duygularınızı ifade etmek için yollar aradığınızı, kendinizi ona açtığınızı hissederlerse size tümüyle bağlanacaklardır.

3. HER KADIN KENDİNİ SEKSİ VE KADINSI HİSSETMEK İSTER
Bu çok mantıklı, ama şaşırtıcı olan çoğu erkeğin sevgililerini nasıl gördükleri ile ilgili cümleler kurması oldukça uzun zaman alır. Sevgilinizi çekici ve kadınsı mı buluyorsunuz? Onu seksi mi buluyorsunuz? O zaman bunu söyleyin! Bir kadını çekici bulduğunuzu dile getirmenin pek çok yaratıcı yolu vardır. Örneğin rutin bir işi yapmaktayken (akşam yemeği hazırlamak gibi) ona sevgi dolu bir bakış atın. Size bir soru sorduğunda ona gülümseyin. Kalabalık bir odanın ortasında ona göz kırpın. Bunların yanı sıra nasıl hissettiğinizi ona doğrudan da söyleyebilirsiniz. Örneğin birlikte katıldığınız kalabalık bir organizasyonda kulağına eğilerek, oranın en güzel kadının kendisi olduğunu söyleyebilirsiniz. Kadınlar, erkeklerin aksine fazlası ile sözel yaradılıştadırlar. Sevgili ya da eşlerinin kendileriyle seksi bir şekilde konuşmalarını severler. Ona, kendisinde hoşunuza giden seksi konulardan söz edin. Bunu umulmadık bir alanda kulağına fısıldamanız hoşuna gidecektir. (sinemada ya da kalabalık bir asansörde…) Kelimeler bir kadına çok seksi gelebilir. Açıklayıcı ve kışkırtıcı olun. Örneğin; saçlarının güneşteki parıltısını seviyorum… bu siyah elbisenin seni ne kadar güzel gösterdiğini biliyor musun? ama içindeki sen olmasaydın o elbise hiçbir şey ifade etmezdi... gibi cümleler kurmaya özen gösterin.

İnanmadığınız ya da hissetmediğiniz bir şeyi sakın söylemeyin. Kadınlar yalanı çok çabuk fark ederler. Ona, içinizden gelmediği halde sadece duymak istediği şeyleri söylemeyi seçerseniz bu ilişkinize zarar verecektir. Dikkatli olun!

4. KADINLAR KENDİLERİNE ACI ÇEKTİRMEYECEK BİR ERKEĞE SAHİP OLMAK İSTER
Kadınlar ilişkinin merkezinde kendilerini görmek isterler. Başka insanların ya da bencil bir adamın izlerinin bu merkezde yeri yoktur. Günümüzdeki ilişkilerde tarafların benmerkezci tavırları ile çatışan ilişkinin merkezi ciddi yaralar almaktadır. Kadınların içsel dünyaları her ne kadar özgürlük türküleri de söylense korunma ihtiyacındadır ve bunun için de bir erkeğe ihtiyaçları vardır. Eşinizi ya da sevgilinizi bu noktada yalnız bıraktığınızda zamanla bunun zararını siz yaşarsınız. Bencil hayata zamanla eklenen suçluluk duygusunun faturası onun çocukça kaprislerine boyun eğmenizden dolayı yine size kesilecektir. Bu noktada ki uyarımı dikkate alın zararlı çıkmayacaksınız. Bir diğer konu ise saygı... Eğer bir kadının birlikte olduğu erkeğe duyduğu güven sarsılırsa ilişkiyi öldüren süreç de başlamış demektir. Güvensizlik beraberinde saygı kaybını da getirir. Bu çok zor olabilir ama ona kendinize saygı göstermesi gerektiğini anlatmak yine size düşüyor. Ayrıca sizin de ona saygı göstermeniz gerekiyor.

5. KADINLAR ROMANTİK OLMAYI BİLEN ERKEK İSTERLER
Romantik olmak demek ne demektir? Romantizm zihnin durumudur. Romantizm, aşkı ve coşkuyu bulma biçimidir. Romantizm, sevgilinizin nasıl göründüğü ya da onu ne kadar takdir ettiğinizi keşfetmek gibi küçük şeyleri fark etmek için zaman ayırmak demektir. Ama hepsinden önemlisi, romantizm, zaman ayırmak ve sevdiğiniz için bir şeyler yapmak demektir. Karakterinizin kişiliğinizin nasıl olduğunun hiç önemi yok, çaba gösterirseniz siz de romantik olabilirsiniz. Pek çok kadın kendisine şiir okuyan erkekleri sever (daha da iyisi yazan) Lirik olması önemli değil duygu ve düşüncelerinizi aktarın yeter, ona küçük bir not bile yazsanız olur. Kadınlar düşünülmek isterler. İşte romantizm budur.
Devamını Oku...


Kadın ayakkabısı babet sandalet exclusive hepsi burada

10:40


Yüzlerce kadın ayakkabı, babet, çizme, bot, terlik ve çanta modeli
Alışverişe Başla, Fırsatı Kaçırma!
%90'a Varan İndirimler Yeni sezon tüm kadın ayakkabıları kazandıran alışverişin adresi www.vitrinlikmarket.com
Binlerce bayan ayakkabı modelleri ve yüzlerce marka; Ücretsiz Kargo, 14 gün İade garantisi ve 7/24 müşteri hizmetleri ile güvenli alışveriş


http://www.vitrinlikmarket.com/ayakkabi-canta-kemer/kadin-ayakkabi/
http://www.vitrinlikmarket.com/ayakkabi-canta-kemer/kadin-ayakkabi/exclusive-tr/
http://www.vitrinlikmarket.com/ayakkabi-canta-kemer/kadin-ayakkabi/platform/
http://www.vitrinlikmarket.com/ayakkabi-canta-kemer/kadin-ayakkabi/babet/
http://www.vitrinlikmarket.com/ayakkabi-canta-kemer/kadin-ayakkabi/sandalet-tr/
http://www.vitrinlikmarket.com/ayakkabi-canta-kemer/kadin-ayakkabi/gunluk-tr-2/
http://www.vitrinlikmarket.com/ayakkabi-canta-kemer/kadin-ayakkabi/klasik-tr/
http://www.vitrinlikmarket.com/ayakkabi-canta-kemer/kadin-ayakkabi/kadin-corap/

Kadın Ayakkabı ürünleri binlerce marka ve uygun fiyatları ile n11.com'da! Kadın Ayakkabı için Ayakkabı & Çanta, Giyim Ve Ayakkabı ziyaret edin. Giyim & Aksesuar kategorimizde uygun fiyata ve markalarla Kadın Ayakkabı ürünlerini bulabilirsiniz. Diğer Giyim & Aksesuarlar için Giyim & Aksesuar,Ayakkabı her kadının tutkusudur. En iyi ayakkabı markaları nın spor modellerden topuklu ayakkabılara uzanan tutku serüvenine.

Devamını Oku...


Tessettür giyim 2014 Nihan giyim

16:52

Nihan Giyim ile zerafetin keyfini 2013-2014 Sonbahar/Kış koleksiyonunda doyasıya yaşamaya devam edilecek. Kar beyazı ışıltısında rengarenk tasarımları ve göz kamaştıran farklı çizgiler ile Nihan'ın yeni koleksiyonu ince detaylarla zarif görünmeyi tercih eden muhafazakar hanımlar için Nihan Tesettür Giyim 2013-2014 Sonbahar-Kış Koleksiyonu modelleri sizlerle...

Nihan-Tesettur-Giyim-2013-2014-Sonbahar-Kis-Koleksiyonu
Nihan Tesettür Giyim 2013-2014 Sonbahar-Kış Koleksiyonu-01
Nihan-Tesettur-Giyim-2013-2014-Sonbahar-Kis-Koleksiyonu
Nihan Tesettür Giyim 2013-2014 Sonbahar-Kış Koleksiyonu-02
Nihan-Tesettur-Giyim-2013-2014-Sonbahar-Kis-Koleksiyonu
Nihan Tesettür Giyim 2013-2014 Sonbahar-Kış Koleksiyonu-03
Nihan-Tesettur-Giyim-2013-2014-Sonbahar-Kis-Koleksiyonu
Nihan Tesettür Giyim 2013-2014 Sonbahar-Kış Koleksiyonu-04
Nihan-Tesettur-Giyim-2013-2014-Sonbahar-Kis-Koleksiyonu
Nihan Tesettür Giyim 2013-2014 Sonbahar-Kış Koleksiyonu-05
Nihan-Tesettur-Giyim-2013-2014-Sonbahar-Kis-Koleksiyonu
Nihan Tesettür Giyim 2013-2014 Sonbahar-Kış Koleksiyonu-06
Nihan-Tesettur-Giyim-2013-2014-Sonbahar-Kis-Koleksiyonu
Nihan Tesettür Giyim 2013-2014 Sonbahar-Kış Koleksiyonu-07
Nihan-Tesettur-Giyim-2013-2014-Sonbahar-Kis-Koleksiyonu
Nihan Tesettür Giyim 2013-2014 Sonbahar-Kış Koleksiyonu-08
Nihan-Tesettur-Giyim-2013-2014-Sonbahar-Kis-Koleksiyonu
Nihan Tesettür Giyim 2013-2014 Sonbahar-Kış Koleksiyonu-09
Nihan-Tesettur-Giyim-2013-2014-Sonbahar-Kis-Koleksiyonu
Nihan Tesettür Giyim 2013-2014 Sonbahar-Kış Koleksiyonu-10
Nihan-Tesettur-Giyim-2013-2014-Sonbahar-Kis-Koleksiyonu
Nihan Tesettür Giyim 2013-2014 Sonbahar-Kış Koleksiyonu-11
Nihan-Tesettur-Giyim-2013-2014-Sonbahar-Kis-Koleksiyonu
Nihan Tesettür Giyim 2014-2015 Sonbahar-Kış Koleksiyonu-12
Nihan-Tesettur-Giyim-2013-2014-Sonbahar-Kis-Koleksiyonu
Nihan Tesettür Giyim 2014-2015 Sonbahar-Kış Koleksiyonu-14
Devamını Oku...


TÜRBANLI MODACIDAN SEKSİ KIYAFETLER

16:44

Haute couture moda tasarımcısı Rabia Yalçın, New York Moda Haftası’nda Darfur yararına düzenlenen bir defileye bir elbisesiyle katıldı.

Bu bir elbise bile onun dünya basınının ilgisini çekmesine yetti. Çünkü kendisi türbanlıydı ama elbisesi çok, ama çok seksiydi.

Time Dergisi, Rabia Yalçın’ı haber yaptı. Haberde Paris Hilton ve Britney Spears gibi ünlülere Rabia Yalçın markasından giymelerini önerdi. Ve birden Türk basınının ilgisi de Rabia Yalçın’a yöneldi. Onunla Nişantaşı’ndaki atölyesinde konuştuk. Türbanlı bir modacı, seksi kıyafet tasarlayarak kendini bir günaha aracılık yapıyor gibi hissetmez mi? Temel sorumuz buydu.

İnsanlar sokakta sizi durdurup kıyafetlerinizi beğendiklerini söylüyormuş. Ve siz de bunun üzerine 96’da moda evi açmışsınız... Yoğun istek üzerine tasarımcı oldunuz diyebilir miyim?

- Hayır, yoğun istek üzerine profesyonel hayata atıldım. O güne kadar eşimi, dostumu, kendimi giydirir durumdaydım. Kıyafetlerim hep ilgi çekerdi. Sektörde büyük bir açık olduğunu görünce başladım.

Siz bu işlere türbanlı hanımlar için tasarım yaparak başladınız öyle değil mi?

- Değil. Bu hep yanlış anlaşıldı. Türbanlı olan daima bendim, tasarımlarım değildi. İlk yıllarda türbanlı müşterim daha fazlaydı. Zaman içinde tasarımın türbanlı olmadığını gördüler. Dindar olan benim, tasarımlarım değil. Tasarımın dini olmaz. Benim ana felsefem ne biliyor musunuz? Kıyafetin tarzını bozmadan iki şekilde giyinen hanımı da giydirebilmek. Buradan çıkan bütün kıyafetleri ek bir parçayla türbanlı hanım da giyinebiliyor. Ben kadınlar arasındaki sınırı, "siz ve biz"i kaldırmaktan yanayım. Kadın her zaman kadındır.

Siz tesettürü nasıl tanımlıyorsunuz?

- İnanç meselesi olduğuna inanıyorum. Tesettürü kadının dış dünyaya biraz daha örtülü görünmesinden yana bir inanç kavramı olarak tanımlıyorum.

İÇİMDE 40 AYRI KADIN YAŞAR BENİM

New York Moda Haftası’nda sadece bir kıyafetiniz podyuma çıktı? Sadece bir tasarımla bu kadar dikkat çekmenizi neye bağlıyorsunuz?


- Tasarımımın iyi olmasına. BBC muhabirleri ilk kez iki yüzü birbirinden bu kadar farklı olan bir elbise görüyoruz dediler. Kadın önden başka, arkadan başka...

Sizce türbanlı olmanız dikkat çekti mi?
- Bu soru bana orada hiç sorulmadı biliyor musunuz?

Yapmayın lütfen. Time Dergisi muhabiri sizin hakkınızdaki yazıya, "Biz türban ve moda kelimelerini yan yana koymaya pek alışık değiliz" diye başlamış.
- Tamam. O da dikkat çekmiş olabilir. İnanışımla yaptığım iş arasındaki bu özgür davranış dikkat çekmiş olabilir. Bu sınırsızlık, yelpazenin bu denli geniş olabilmesi enteresan gelmiştir. Bir türbanlının, kendinden başka düşünen kadınların varlığını kabul etmesi de dikkat çekmiş olabilir.

Gerçekten çok cesur tasarımlarınız var. Nasıl bir içgüdüyle yapıyorsunuz bu tasarımları?
- Teatral bir ruha sahibim. Koleksiyonlarımın hepsini kırk parçadan oluşturuyorum. İçimde 40 ayrı kadın yaşar benim. Hangi sabah hangi kadınla uyanıyorsam, o gün onun için tasarım yaparım. Tasarımlarımı sınırlandırmam. Bazen çizmem bile, doğrudan dikerim. Çoğu zaman elbise tamamlandığında çizerim. O da belge olarak kalması için. Kendime stil yaratmaktan hoşlanıyorum. Aslında bütün yarışım kendimle. Atölyede de çalışmam. Boş bir salonda. Ben, ayna ve kumaş. Başka hiç kimse içeri giremez. Gözlerinizden çok etkilendim, galiba yarın sabah siz olarak uyanacağım. Sibel olarak ortalıkta gezineceğim.

Normal misiniz?
- Hiçbir sanatçı normal değildir. Ben de değilim. Deliler kendi kendilerine konuşurlarmış ya ben de çocukluğumdan beri kendi kendime konuşurum.

Bir defilenizden sonra yanınıza gelen herkes, podyumdaki mankenleri size benzettiğini söylemiş. Kıyafetlerinizi kendinizin giydiğini hayal ederek mi tasarlıyorsunuz?
- Evet kendimi yansıtıyorum. Kendim derken içimdeki kadınlardan da bahsediyorum. Rabia’yı çok seviyorum ama Rabia’nın yanında bir sürü Ayşe, Fatma, Yasemin’ler var.

Peki bol dekolteli kıyafetler tasarlayarak kendinizi bir günaha aracılık ediyor gibi hissetmiyor musunuz?
- Hayır etmiyorum. Çünkü ben işimi yapıyorum. Ben bir tüccar terziyim. Elbisenin nerede ve nasıl giyileceğine satın alan karar verir.

Derin dekolteler yapıyorsunuz, siz o elbiseyi alan kadının evinde tek başına giyeceğini hayal ederek mi satıyorsunuz?
- Aynen öyle. Günahını ben üstlenmiyorum. O konuda için rahat. Ben bir moda tasarımcısıyım, bir din álimi değilim. Benim yaşam biçimimle yaptığım iş ayrı. İçim çok rahat. Tasarım sınır tanımaz. Sanatçı sınır tanımaz. Kişi o kostümü nerede giyeceğine kendi karar verir.

Diyelim ki Oscar törenlerinde giymesi için bir yıldıza elbise hazırladınız...
- Zaten niyetim o.

Bunu temenni ederken kendinizle çelişmiyor musunuz? Nicole Kidman kırmızı halıda Rabia Yalçın tuvaletiyle yürüdüğünde, onun sizin inançlarınıza göre bir günah işlediğine herkes şahit olacak?
- Benim inançlarım beni bağlar. Bu kapsamda hiç düşünmedim. Düşünürsem şu örneği verebilirim. Su üreticisi bir adam var. Suyunu satıyor. Ahmet Bey o suyu alıp rakının içine döküyor. Şimdi o adam günaha girmiyor mu, gibi bir soru bu.

TÜRBANIN STİLİ OLMAZ

Türbanınızın bir nedeni de stil mi?

- Türbanı bir inanç uğruna takıyorsanız, bir stili olmaz. 10 yıldır türbanımı asla farklı bir şekilde bağlamadım. "Türbanı 2007’de şöyle bir modaya çevirdi, 2008’de şöyle yaptı" olmasın diye tekdüze kalıyorum. Kendimi bu konuda kısıtlıyorum. Çünkü türban bir moda aracı değildir.

Ama aslında bu yıl bir moda aracı. Ralph Lauren’den Prada’ya kadar bütün tasarımcılar türban tasarladı?
- Evet ben yapmadım ama dünya tasarımcıları yaptı. Görmedim, duydum. İnsanlar değişiklik arıyorlar. O tasarımcılar da artık özgüvenlerini geliştirdiler. Olaya daha özgür bakabiliyorlar. Daha farklı insanların, farklı inançların, farklı kadınların olabileceğini düşünüyorlar. Artık tekdüze kadınlardan sıkıldılar, değişik kadınlar görmek istiyorlar. Ben de sınırlanmış modadan sıkılmış durumdayım mesela. İnsanları özgür bırakmalılar. Kişi giyeceği kumaşın rengine, kalınlığına, enine, boyuna kendi karar vermeli. Ama nerdee... Dünyanın en önemli tasarımcıları fabrikasyon kadınlar yaratıyor.

TÜRBAN ALTI YIRTMAÇLI ETEK, SEKTÖRÜN AYIBI

Türbanlı kadınlar için hazır giyim yapılmadığından, birçoğu yırtmaçlı etekleri satın alıp yırtmaçlarını diktiriyor. Biz de sokakta daracık eteklerin içinde küçük adımlarla geyşa gibi yürüyen türbanlı kadınlar görüyoruz.

- Ya da başı türbanlı ama arkasında kocaman yırtmaçlı olanlar var.

Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Bunları sektörün ayıbı olarak görüyorum. Bugün alışveriş merkezlerine gidin. Türbanlıyla türbansızın oranı yarı yarıyadır. Ama sektör böyle bir üretime girmiyor. Bırakın eteği, bileğe kadar bluz bile üretmiyor.

Sektörün ayıbını bir kenara koyalım. Eteğinin altından g-string’i gözükmesine rağmen türban takan kadınlar da var...
- Orada da başka bir şey var. Türbanı niye takıyor? İnandığı için, kocası istediği için, babası zorladığı için, arkadaş grubuna girebilmek için... Ne için kullandığı çok önemli. İnancı için kullanan bilinçli bir Müslüman’ın o şekilde dışarıda gezebileceğini hiç sanmıyorum. Estetik olarak da hiç hoş değil. Sakil duruyor.

NİŞANTAŞI KADINLARINA BOTOKSU YASAKLIYORUM

Nişantaşı kadınları da sizin müşteriniz mi?

- Evet ama ben onları Nişantaşı kadını profilinden çıkartıyorum. Estetik yapmalarına izin vermiyorum. Botoksu yasaklıyorum. Ağır makyaj yok, sarı saç yok.

Nişantaşı’ndaki diğer haute couture tasarımcılara rakip misiniz? Kendinizi Cengiz Abazoğlu’yla, Dilek Hanif’le karşılaştırır mısınız?
- Ben onlar gibi güncel modayı takip etmiyorum. Benim tasarımlarım bir başkasının tasarımlarını takip etmez. Benim elbisem tasarımı göstermez, kadını gösterir.

Şu andaki müşteri profilinizi tarif edebilir misiniz?
- İlk başlarda türbanlı müşterilerim daha fazlaydı. Şimdi bu değişti. Çünkü artık ben uluslararası platformda çalışan bir moda tasarımcısıyım. Arap ülkelerine ve Avrupa’ya ihracatım çok fazla.

Valentino’dan mı etkileniyorsunuz?
- Valentino’dan etkilenmiyorum. Valentino’yla öpüştüğümü düşünüyorum. Bazen benim hayal dünyamdaki giysiyi Valentino önce üretiyor. Bazen ben ondan önce üretiyorum.

TABİİ Kİ DEKOLTE KULLANIYORUM

Bize türban belli sınırlar koymuştur. Türbanı nerede takacağımız bellidir. Saçlarımı tabii ki boyuyorum, tabii ki sarıyorum ve tabii ki dekolte kullanıyorum. Sadece kendimize koyduğumuz sınırları aşmamaya çalışıyorum. Kadının kadınlığının önüne hiçbir zaman bir şey geçmemeli.
SAYEMDE ERKEKLER EŞLERİNİ HER GÜN DEĞİŞİK GÖRÜYOR

Çünkü benim bir çizgim yok, yüz çizgim var. Beni ayakta tutan bu. Erkekler sayemde eşlerini her gün değişik bir kadın gibi görüyorlar. Bir gün etnik, bir gün Fransız... Telefon açıp tebrik edenler, çiçek gönderen beyler var.

14 YAŞINDAN BERİ TÜRBANLI
İstanbul’da doğdu. Tüccar bir babayla, ev hanımı bir annenin kızı. Çocukken terzi olmak isterdi. İlkokuldan sonra okumadı. 17 yaşında görücü usulüyle evlendi. "Küçükken bir cerrahla evleneceğim derdim, bir cerrahla evlendim." İki çocuğu büyüdükten sonra iş hayatına atıldı. Ailesinin tüm kadınları türbanlı. Sokak çocukları, AKP Kadın Kolları, Türk Kalp Vakfı ve Darfur yararına defileler yaptı. Hep böyle defileler yapacağını söylüyor. Kendini sanatçı olarak görüyor ve sanatçının toplumun önemli konularına dikkat çekmesi gerektiğine inanıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Chicago’da bir sergi sarayında 40 elbisesi sergilenecek.

EMİNE ERDOĞAN’LA TARZLARIMIZ UYMUYOR
Liderlerin eşlerinin kendilerine göre tarzları var. Bildiklerini uyguluyorlar. Bir dönem Emine Erdoğan ile çalışmıştık. Daha o zaman Tayyip Erdoğan başbakan değildi. Tarzlarımız birbirine uygun değil. Bu sebeple çalışmaya devam edemedik.
Devamını Oku...


Evli Kadınların Yaşamı Daha Stresli

11:50

stres-kadin 
Yapılan çalışmalarda kadınlar stresle ilintili daha çok fiziksel belirtiler rapor etseler de, hayatlarının içinde diğer insanlarla bağlantıda kalmaya devam ediyorlar. Bu da onların stresle baş etmelerinde önemli stratejilerden biri oluyor.
Kadınlar ve erkekler ortalamada benzer stres seviyeleri rapor etseler de kadınlar stres seviyelerinin hep en yüksekte ve hep yükselişte. Bir başka farklılık kadınlar, erkeklere oranla daha fazla fiziksel ve duygusal belirtiler gösteriyorlar.
Evli kadınlar daha stresli
Ertem’e göre kadınları erkeklerle kıyas etmenin yanı sıra evli kadınların stres seviyelerini bekar kadınlarla kıyaslamak da gerek, çünkü stresi farklı deneyimliyorlar. Araştırmada evli kadınlar, bekar kadınlara göre yaklaşık yüzde 33 daha yüksek stres seviyeleri olduğunu rapor etmişler. Aynı çalışmada evli kadınlar son 5 yıl içerisinde stres seviyelerinin artarak devam ettiğini de eklemişler. Öte yandan bekar kadınlar stresleri olsa bile başa çıkabildiklerini söylemişler. Evli kadınların en çok rapor ettiği durumlar ise artarak devam eden ağlama isteği, kızgın hissetme, huzursuz hissetme, baş ağrıları ve yorgunluk.
Kadınlar konuşur, erkekler kaçar
UCLA’ daki profesörlere göre erkekler stresli durumlarda “savaş ya da kaç” tepkisini kullanırlarken kadınlar,“yönelme ve dostluk kurma” tepkisini kullanıyorlar. Bu yönelme de stresi azaltmak ve kendini korumak için;kendisinin ve çocuğunun bakımıyla ilgilenme, şefkat, ilgi gerektiren aktivitelerdir. Dostluk kurma tepkisi ise sosyal ağ yaratma, arkadaşlık kurma ve devam ettirme gibi aktiviteler stresli süreçte onlara oldukça yardımcı oluyor. Erkeklerde savaş ya da kaç tepkisinin olmasının sebebi de erkeklerde oksitosin hormonunun daha az salgılanmasıdır. Stres durumunda erkek ya dışa vurmayıp kaçacak ya da savaşacak. Ayben Ertem’e göre, zaten günlük yaşama baktığınız zaman kadınlar stresli durumlarda birileriyle konuşmayı destek almayı ya da ne yapması gerektiğini sorma ihtiyacı hissederken erkekler stresli durumlarda kaçmayı, konuşmamayı tercih ederler ya da golf gibi streslerini atacakları ve odaklanmalarını gerektiren bir spor yaparlar.
Stresin kaynağı, fiziksel ve duygusal belirtileri ne olursa olsun kadınlar ve erkekler stresle farklı yollarla baş ediyorlar. Amerikan Psikoloji Birliği’nin araştırmalarına göre; kadınlar arkadaşlarıyla ya da aileleriyle zaman harcamayı tercih ederken, erkekler spor faaliyetlerinde bulunmayı ya da kitap okumayı tercih ediyorlar.Kadınlar strese girdiklerinde yemek yediklerini rapor ederken; erkekler daha fazla spor yaptıklarını,hastalanmak istemediklerini ve kendilerini meşgul ettiğini dile getiriyorlar.
Stresle baş etmenin yolları
Spor yapmak, yürümek, masaj yaptırmak, ılık banyo yapmak, bir arkadaşla buluşmak, dans etmek, müzik dinlemek, nefes egzersizleri yapmak, kitap okumak stresle baş etmede etkili olabilecek yöntemlerdir.Ancak baş etmek mümkün olmadığında yardım almaktan kaçınmamak gerekir.O zaman da psikoterapi,biofeedback gibi yöntemlerden faydalanabilirsiniz. Biofeedback stresle baş etmede oldukça etkili bir yöntemdir.

Devamını Oku...


Bunlar Kadınlara Özgü Kötü Özellikler

11:49

kadin-guzel 
Tembellik
Gün içinde hiç bitmeyen stres ve yaşadığımız gerginlikler… Bunlar bir zaman sonra bizim sürekli her şeyden şikayet etmemize neden oluyor. Gün içinde sürekli oradan oraya koşturan bedenimiz, akşam olduğunda da aynı tempoda devam edemiyor. Bir yerden sonra iflas ediyor. Hangimiz çok yoğun tempolu bir iş gününden sonra akşam 1 saat egzersiz yapıyoruz mesela? Akşamımızı faydalı uğraşlarla geçirmek yerine ne yapıyoruz? Televizyon kumandasını elimize alıp saatlerce o dizi senin, bu film benim tembel tembel oturup akşamımızı öldürüyoruz.
Merak
Sevgilimize, arkadaşımıza sorduğumuz soruların hiçbir zaman ardı arkası kesilmez. Her zaman onlarla ilgili daha çok şey öğrenmek ve bizimle ilgili ne düşündüklerini bilmek isteriz. Hangimiz en yakın arkadaşımızın veya sevgilimizin günlüğünü karıştırmadık ki? Veya onun e-posta kutusuna girip maillerini okumadık ki? Eğer bunları yapmasaydık bize hazırlanan sürpriz doğum günü partilerini veya arkadaşlarımızın bizim hakkımızdaki gerçek düşüncelerini nasıl bilebilirdik ki zaten?
Açgözlülük
Her zaman daha çok ve daha leziz yemekler isteriz. Söz konusu olan eğer tatlıysa asla hayır diyemeyiz. Bir dilim çikolatalı pasta tüm cazibesiyle karşımızda dururken ve bize “beni yersen daha enerji dolu ve çekici olacaksın” diye haykırırken bizim onu reddetmemiz mümkün mü? İstediğimiz kadar tok olalım… Virgina Woolf’un ne dediğini hatırlayalım: ‘İnsan yemek yememişse, iyi de düşünemez, sevişemez, uyuyamaz’
Gurur
Tabii ki hepimiz değerliyiz. Dolayısıyla da gururluyuz! Bir parça gurur egomuzu tatmin etmek için de her zaman ideal, aşırıya kaçmamak kaydıyla tabii ki! Unutmayın, kendinizi ne kadar çok severseniz, dış dünyaya da aynı ölçüde kendinizi sunarsınız. Başkalarını sevmeden önce kendinizi sevmelisiniz. Ki başkaları da sizi sevsin…
Dedikodu
Dedikodu yapmak kendimizi çok iyi hissetmemize neden olur. Her zaman konuşacak bir şeyler bulmamızı sağlar. Başkalarını çekiştirmek bizi mutlu eder. “Ben dedikodu yapmayı sevmem” diyen insanların bile aslında dedikodu yaptığını ve büyük bir haz aldığını da görürüz. Dedikoduyu kiminle yaptığınıza dikkat etmelisiniz. Unutmayın yerin kulağı var! Size tavsiyemiz asla samimi olan iki kişiden biriyle diğerini çekiştirmemeniz. Bir gün sonra her ikisi de size düşman olabilir.
Alışveriş
Canınız çok sıkıldığında, keyfiniz kaçtığında ne yaparsınız? Genellikle alışveriş değil mi? 1 alana 1 bedava ayakkabı kampanyalarından hangimiz hiç giymeyeceğimiz bir ayakkabıyı almadık ki? Veya yüzde 50 indirim kampanyalarına kanarak yüzde 50 tasarruf ettiğimizi düşünerek neler neler almadık ki! Yeni kıyafet satın almanın bizi daha mutlu yaptığı tartışmasız bir gerçek! Hatta terapiye gitmenize bile gerek yok. Dertlerinizden kurtulmanız için alışverişe çıkmanız yeterli! Alışverişe çıktığınızda sadece indirimde diye ürünler almayın. İşinize yarar mı yaramaz mı diye düşünün. Sonra kararınızı verin! Yüzde 50 indirimde diye normalde hiç giymeyeceğiniz bir gömleği almaya gerek var mı? Bizce yok!
Kıskançlık
Kıskançlık her insanın doğasında var. Az veya çok… Mesela sevgiliniz hem yakışıklı, hem seksi, hem de eğlenceliyse onu kıskanmamamız mümkün olur mu? Tabii ki hayır! Onu boğmayacak şekilde hafif kıskançlığa evet. Ancak onun sizden nefret etmesine neden olacak davranışlara da hayır! Öncelikle kıskanç olduğunuzu kabul edin. O duygularla yaşarken, kıskançlığınızı reddetmeniz size hiçbir şey katmayacaktır. Sevgilinize şöyle bir cümle kurabilirsiniz mesela. “Sevgilim benim kıskanç olduğumu sen de biliyorsun. Şule’nin senin çevrende dolaşarak sana kur yapmasından rahatsız oluyorum.” Tüm geceyi mide ağrılarıyla geçirmektense sevgilinizle açık açık konuşmanın faydalı olacağını düşünüyoruz.

Devamını Oku...


Saçlarınız Meleklerin ki Gibi Olsun İster misiniz?

11:42

Victorias-Secret 
Victoria’s Secret meleklerinin saçlarını şekillendiren stilist Orlando Pito’nun tüm kadınlara tavsiye ettiği ‘melek sırları’ var. Sönük saçlara veda etmek için geri sayım başlasın!
“Saçlar uzun olmalı, hacimli olmalı, dalgalı olmalı ve ışıldamalı. Biz kadınların, özellikle meleklerimizin kesinlikle oyuncak bebekler gibi görünmesini istemiyoruz. Doğal olmalılar. Böyle daha seksi, değil mi?”
Victoria’s Secret’ın kızlarını kapak modellerinden, amigolardan ya da Playboy güzellerinden ayıran da bu. Onların kusursuzluğunun sırrı doğallıkları… Saçların doğal yapısını bozmamak da bu işin ilk kuralı sayılıyor.
“Hacimli saçlar için önce saç kremi kullanıp saçlarınızı taramalı, sonra şampuan kullanmalısınız. Saç kremini sadece kulak memesi altı için kullanmayı da unutmayın. Krem saçlarınızı ağırlaştırır ve sönük görünmesine neden olur.”
“Saç köpüğü adında çok yararlı bir kozmetik icat var, mutlaka kullanmalısınız. Duştan sonra saçlarınızın fazla suyunu havluyla aldıktan sonra hafif sertlilk derecesinde bir saç spreyini saç köklerinize sıkın. Sonra köpük, bol bol köpük… Omuz hizasında ya da daha uzun saçlarınız varsa bir mandalina büyüklüğünde köpüğe ihtiyacınız olacak. Dalgalandırın, saçınızın ayrımını hazırlayın ve kurumasını bekleyin ya da kurutun. Çok ıslak saç, saç kurutma makinesiyle kurutulmamalı, bunu da unutmayın.”
“Formülü zor değil: Bulabileceğiniz en iri fırça, en iyi fırçadır. Plastik dişli olanlarından almayın, Bunlar ısıda zarar görür ve saçlarınıza da zarar verirler.”
“Saçlarınızı kurutmak için değil, hacim vermek için fönleyin. Bunun içinde önce başlığı çıkarın. Saçlarınızı öne atın. Parmak uçlarınızla saçlarınızı tararken fön sadece yere doğru bakmalı. Yani onu elinizde sallayıp durmayın. Akım yukarıdan aşağı olacak.”
“Bunlar eski moda değildir, süperdir. Yapışkanlı bigudiler kullanın. Gece yatmadan önce saçlarınızı sarın ve rulolara saç kurutma makinesi tutun. Sabah açtıktan sonra da saçlarınızı öne atarak diplerde yine saç kurutma makinesini gezdirin.”
“Haftada bir kez saç yapınıza uygun maskeler kullanın. Zeytinyağının gücüne de inanın. Güzel görünmek istiyorsanız biraz zaman ayırmanız gerekecek.”

Devamını Oku...


Dişiliğin Sembolü Biçimli Kalçalar İçin Öneriler

11:40

Kadın vücudunun en çok ilgi çeken bölgelerinden olan kalçaların biçimli olması aslında bir hayal değil. Biraz özen, bakım ve egzersiz kalçalarınızın forma girmesinde ve çekici bir görünüm almasında son derece etkili olabiliyor. Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek.
Bildiğiniz gibi suyun sağlığımız üzerindeki yararları saymakla bitmiyor. Suyun cilt ve sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri olan suyu asla ihmal etmeyin. Günde 13 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.
Sıkı ve biçimli kalçalara sahip olmak için bu bölgedeki kaslarınızı çalıştırmanız şart. Bunun için en ideal hareket şudur: Yere sırt üstü uzanarak kalçanızı 10 kere kaldırıp indirin. Daha sonra yukarıda 10 saniye kadar tutun. Bu hareketi 4 kez tekrarlayın. Bunun dışında yüzme, yürüyüş özellikle de bisiklete binmek de kalçalar için önerilen egzersizler arasında yer alıyor.
Masaj kalçalar için de çok yararlı. Piyasada satılan masaj aletleri ile yapabileceğiniz gibi suyla da masaj yapabilirsiniz. Özellikle soğuk suyun basıncı kalçalarınızın sıkılaşması için ideal.
Tuzdan ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durun.
Özellikle masa başında oturarak iş yapan kadınların büyük bölümünde alınan kilolar kalça bölgesine gidiyor ve zamanla dolgun kalçalar ortaya çıkıyor. Bu nedenle gün boyu hareketsiz kalmayın. Ofisiniz üst katlarda ise asansör yerine merdivenleri kullanın.
Yürüyebileceğiniz mesafeler için arabanıza ya da toplu taşıma araçlarına binmeyin.

Devamını Oku...


Diri ve Sıkı Bir Kalçaya Kavuşabilirsiniz?

11:39

Zamanla yerçekimine maruz kalan popomuz ve gitgide yanlara doğru genişlemeye başlayan kalçamızı sıkılaştırmak hepimizin hayalidir. Bu hayal gerçekleştirmek aslında hiç de zor değil. Hadi, ne yiyip yemememiz gerektiğini öğrenelim ve bu egzersizleri hemen uygulayalım…
Ne yemeli?
Nişastalı besinler tercih edilmelidir. Yağsız et, balık, tavuk, yumurta gibi yiyecekler kalçalarınızın için çok yararlıdır. Hamur işi gıdaları ise akşam saatleri yerine öğle saatlerinde tüketmeye özen gösterin.
İçecek olarak da bol su içmek komple sağlığımız için önemli olduğu gibi kalça ve popomuzun formunu korumamız açısından da faydalıdır.
Ayrıca çay, çorba gibi sıcak içecekler de tüketilebilir. Az kalorili, bol vitamin ve mineralli meyve ve sebzelerin tüketimine de ağırlık verilmeli.
Ne yememeli?
Kalçalarda formu korumak için yağ kullanımı en aza indirgenmelidir. Kızartma yiyeceklerden ve ağır soslardan da uzak durulmalıdır.
Tuzu da mümkün olduğu kadar az kullanmamız gerekir. Gazoz gibi asitli içeceklerden kesinlikle uzak durulması gerekir.
Kalçaların en büyük tehlikesi ise şekerdir, çünkü alındığı zaman vücutta direk kalça ve popo bölgesine yerleşir.
Soğuk duş etkisi
Soğuk su bacak, kalça gibi selülit ihtimalli bölgelerimiz için atalarımızdan kalma bir yöntem olsa da, oldukça etkilidir.
Söylendiğinde kulağa ürkütücü gelebilir, ama burada size bahsettiğimiz saatlerce ‘buz’ gibi bir duş almak değil. Yapmanız gereken ılık suyla banyonuzu yaptıktan sonra, kalça ve üst bacak bölgenize tazyikli soğuk su püskürtmeniz. Bu şekilde vücudunuzun o bölgesindeki kan dolaşımı hızlanacak ve cildiniz canlanacaktır.
Hangi sporları yapmalı?
Kalça ve popomuzun şekillenmesi için en ideal spor yüzmedir. Hatta daha fazla etki görmek için daha fazla efor sarf etmenizi sağlayacak olan paletleri de kullanabilirsiniz. Ayağınıza paletleri de taktıktan sonra her gün yarım saat yüzdüğünüzde çok kısa bir zamanda kaslı kalça ve popolara sahip olabilirsiniz.
Ayrıca koşu, yürüyüş, paten ve bisiklet bacaklarımızı çalıştırdığı gibi kalçalarımızı da çalıştıran sporlardır. Dolayısıyla ince bir kalça için 30 dakikalık bir koşu, sıkı popo için paten, kalçanın çalışması için ritimli yürüyüş ve pedal çevirirken şekillenen bir popo için bisiklet yapmanız çok işe yarayacaktır.
Spor sevmeyenler ise dans etmeyi deneyebilirler. Çünkü özellikle Latin, Afrika gibi dinamik danslar kalça ve poponun kas kazanmasını ve şekillenmesini sağlar.

Devamını Oku...


Beş Adımda Güzelliğinizi Yenileyin

11:37

Yeni yılda güzelliğinize daha fazla özen göstermeye şimdiden başlarsanız, yılbaşı akşamı gözlerin size çevrilmesini sağlarsınız. Unutmayın güzellik ve cazibe birkaç günde elde edilmez…
Cilt bakımı
Yılbaşı akşamı cildinizin ışıldamasını istiyorsanız, şimdiden düzenli bakım yapmaya başlayın. Her gün cilt bakımı yapmak, yani makyajınızı gece silip gündüz göz kremlerinizi sürmek cildinizin yaşlanmasını geciktirmek açısından çok önemlidir. Eğer bunun ötesinde haftalık bakım yapma adetiniz yoksa buna hemen başlayın. Bu iki hafta boyunca uygulayacağınız buhar banyosu, peeling ve nemlendirici maskenin cildinizde yapacağı değişiklikleri yılbaşı gecesi fark edersiniz.
Piyasada birçok peeling ve nemlendirici maske var. Eğer gözenekleriniz genişse bunun için de ayrıca bir maske kullanmanızı öneririz.Evde uygulayacağınız bakımla yetinmek istemiyorsanız birçok güzellik merkezi de cilt bakımı yapıyor. Ara sıra yaptıracağınız bu tür işlemlerin hiçbir zaman günlük bakımın yerini tutamayacağını hatırlatalım.
Beslenme
Bugünden itibaren, şu ünlü dört beyazı hayatınızdan çıkartmanız hem yeni yıla yeni alışkanlıklarla girmenizi hem de yılbaşı için seçtiğiniz giysinin üzerinizde daha iyi durmasını sağlar. Onların ne olduğunu biliyorsunuz tabii; un, şeker, tuz ve yağ. Çok kısa bir süre içinde kendinizi hafiflemiş hissettiğinizi göreceksiniz. Ayrıca, sofra tuzu yerine kaya tuzu kullanmak ve aktarlarda kolaylıkla bulabileceğiniz yosundan her gün bir miktar tüketmek vücudunuzun su tutmasını engelleyecektir.

Hareket
Yeni yılda daha fazla egzersiz yapmak istiyorsanız, kendinize ciddi bir spor programı hazırlamanızda fayda var. Ama şimdiden, her gün biraz yürümek ve merdiven çıkmakla işe başlayabilirsiniz. İnsana ilk bakışta yetersiz ve etkisiz gibi görünen bu önlemler sizi daha sıkı bir egzersiz programına hazırlar. Ayrıca, dans etmeyi unutmayın. Bunun için dans dersi almanıza ya da gece bir yere çıkmanıza gerek yok. Evinizde de pekala dans edebilirsiniz. Unutmayın, dans sadece kasları çalıştırmakla kalmaz aynı zamanda insana mutluluk verir, bu da sizi güzelleştirir. Zaten güzelliği de mutlu olmak için istemiyor musunuz?
Saç bakımı
Saçlarınız bakımsızsa ve bakım yaptırmayı veya yapmayı düşünüyorsanız bunun için de önümüzdeki haftayı tercih etmenizde fayda var. Kimi zaman bakım işleminden sonraki birkaç yıkama boyunca saçlar eskisine göre biraz daha yağlı ve ağır olabiliyor. Bu yüzden bakımı yılbaşından bir hafta önce yaptırmak, o gece fönünüzün erken düşmesini ya da topuzunuzun cansız görünmesini engelleyecektir. Eğer yılbaşı için saçınıza şu zamana kadar uygulamadığınız farklı bir kesim denemeyi düşünüyorsanız bunu da şimdiden yaptırmak akıllıca olur.
Ve ayrıntılar
Kuaförde yaptıracağınız manikür pedikür gibi diğer işlemler için de birkaç gün öncesini tercih edin. Eğer bunlar için kuaföre gitmeyip kendiniz yapıyorsanız bile bu işleri son güne bırakmayın, iki ayağınız bir pabuca girince hiçbir şey yolunda gitmez. Son gün ojenizi yenilemek ya da rötuş yapmak yeterli olacaktır.O günü telaşlı değil de huzur içinde geçirirseniz, uzun sürecek yılbaşı gecesini daha dinlenmiş ve dolayısıyla daha sakin karşılarsınız.
Devamını Oku...