Psikoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Psikoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mutlu olmak ya da olmamak... İşte tüm mesele bu!

23:20

Mutlu olmak ya da olmamak... İşte tüm mesele bu!

Her insan mutlu bir yaşam ister. Hatta birçoğunun yaşam amacıdır mutluluk. Para kazanmak, evlenmek, başarılı olmak… Bunların hepsi mutlu olmak içindir...
Her insan mutlu bir yaşam ister. Hatta birçoğunun yaşam amacıdır mutluluk. Para kazanmak, evlenmek, başarılı olmak… Bunların hepsi mutlu olmak içindir.
Peki, mutluluk bir şeylerin gerçekleşmesine bağlı bir duygu mudur ya da mutlu olmak için bir nedene mi ihtiyaç vardır? Hayır, mutluluk bir seçimdir. Bir şeylerin gerçekleşmesine bağlı değildir. Eğer bir sebep aranılacaksa, zaten şu an hayatınızda var olan mutlulukları görmeniz yeterlidir. Herkesin hayatında az ya da çok sahip olduğu değerler vardır. Bunlara odaklanırsanız mutluluğu seçmiş olursunuz. Sahip olmadıklarınıza ve hayatınızdaki olumsuzluklara odaklanırsanız, mutsuz olursunuz. Yani, mutlu olmayı ya da olmamayı siz kendiniz seçiyorsunuz. 
Mutluluk her insanın içinde saklıdır. Ben danışanlarımın içindeki mutluluğu ortaya çıkartmaya yönelik çalışmaları ödev olarak veriyorum. Bu çalışmalardan biri de her akşam yatmadan önce o günün 3 mutlu anını anımsayıp yazmaktır. Bu çalışma 21 gün boyunca yapılır ve mutluluğa odaklanmayı alışkanlığa dönüştürür. İsterseniz sizlernde bu çalışmayı yapabilir ve mutlu olmayı seçebilirsiniz.
Mutluluk kavramı ile ilgili bir diğer konu ise mutluluğun kavramsal olarak tatmin olmak ile karıştırılmasıdır. Birçok kişi hayatında tatmin olmadığı konular olduğunda kendini mutsuz ilan eder. Oysa kişi tatmin olmak için ne yapması gerektiğine odaklanabilirse, mutsuzluk durumu ortadan kalkar. 
Tabi ki herkes daha tatmin olacağı bir hayatı isteyebilir. Mutluluğu seçmiş biri, mutluluğuna mutluluk katmak ve yaşamından daha fazla tatmin olmak için sahip olmak istediklerini hedef olarak belirlemelidir. Yaşam bir yolculuktur, hedefler ise kişinin varmak istediği noktalardır. Bu yolculukta önemli olan hedefe doğru yol alırken hayattan keyif almaya devam etmektir.
Mutlu olmayı istiyorsanız önce mutluluğu seçin ve hayatınızdaki güzelliklere odaklanın. Daha tatmin olacağınız bir hayat için kendinize hedefler belirleyin. Ama şunu da asla unutmayın: Mutluluk, sizin hedefe ulaştığınızda sahip olacağınız bir şey değil, hedefinizi ve yolunuzu belirlemiş olmanın verdiği rahatlıkla zaten yaşamınızda var olan güzellikleri görebilmenizdir.
Devamını Oku...


Evli Kadınların Yaşamı Daha Stresli

11:50

stres-kadin 
Yapılan çalışmalarda kadınlar stresle ilintili daha çok fiziksel belirtiler rapor etseler de, hayatlarının içinde diğer insanlarla bağlantıda kalmaya devam ediyorlar. Bu da onların stresle baş etmelerinde önemli stratejilerden biri oluyor.
Kadınlar ve erkekler ortalamada benzer stres seviyeleri rapor etseler de kadınlar stres seviyelerinin hep en yüksekte ve hep yükselişte. Bir başka farklılık kadınlar, erkeklere oranla daha fazla fiziksel ve duygusal belirtiler gösteriyorlar.
Evli kadınlar daha stresli
Ertem’e göre kadınları erkeklerle kıyas etmenin yanı sıra evli kadınların stres seviyelerini bekar kadınlarla kıyaslamak da gerek, çünkü stresi farklı deneyimliyorlar. Araştırmada evli kadınlar, bekar kadınlara göre yaklaşık yüzde 33 daha yüksek stres seviyeleri olduğunu rapor etmişler. Aynı çalışmada evli kadınlar son 5 yıl içerisinde stres seviyelerinin artarak devam ettiğini de eklemişler. Öte yandan bekar kadınlar stresleri olsa bile başa çıkabildiklerini söylemişler. Evli kadınların en çok rapor ettiği durumlar ise artarak devam eden ağlama isteği, kızgın hissetme, huzursuz hissetme, baş ağrıları ve yorgunluk.
Kadınlar konuşur, erkekler kaçar
UCLA’ daki profesörlere göre erkekler stresli durumlarda “savaş ya da kaç” tepkisini kullanırlarken kadınlar,“yönelme ve dostluk kurma” tepkisini kullanıyorlar. Bu yönelme de stresi azaltmak ve kendini korumak için;kendisinin ve çocuğunun bakımıyla ilgilenme, şefkat, ilgi gerektiren aktivitelerdir. Dostluk kurma tepkisi ise sosyal ağ yaratma, arkadaşlık kurma ve devam ettirme gibi aktiviteler stresli süreçte onlara oldukça yardımcı oluyor. Erkeklerde savaş ya da kaç tepkisinin olmasının sebebi de erkeklerde oksitosin hormonunun daha az salgılanmasıdır. Stres durumunda erkek ya dışa vurmayıp kaçacak ya da savaşacak. Ayben Ertem’e göre, zaten günlük yaşama baktığınız zaman kadınlar stresli durumlarda birileriyle konuşmayı destek almayı ya da ne yapması gerektiğini sorma ihtiyacı hissederken erkekler stresli durumlarda kaçmayı, konuşmamayı tercih ederler ya da golf gibi streslerini atacakları ve odaklanmalarını gerektiren bir spor yaparlar.
Stresin kaynağı, fiziksel ve duygusal belirtileri ne olursa olsun kadınlar ve erkekler stresle farklı yollarla baş ediyorlar. Amerikan Psikoloji Birliği’nin araştırmalarına göre; kadınlar arkadaşlarıyla ya da aileleriyle zaman harcamayı tercih ederken, erkekler spor faaliyetlerinde bulunmayı ya da kitap okumayı tercih ediyorlar.Kadınlar strese girdiklerinde yemek yediklerini rapor ederken; erkekler daha fazla spor yaptıklarını,hastalanmak istemediklerini ve kendilerini meşgul ettiğini dile getiriyorlar.
Stresle baş etmenin yolları
Spor yapmak, yürümek, masaj yaptırmak, ılık banyo yapmak, bir arkadaşla buluşmak, dans etmek, müzik dinlemek, nefes egzersizleri yapmak, kitap okumak stresle baş etmede etkili olabilecek yöntemlerdir.Ancak baş etmek mümkün olmadığında yardım almaktan kaçınmamak gerekir.O zaman da psikoterapi,biofeedback gibi yöntemlerden faydalanabilirsiniz. Biofeedback stresle baş etmede oldukça etkili bir yöntemdir.

Devamını Oku...