Ortodontide Son Gelişmeler

00:38

Düzgün dişler ve estetik bir gülüş, hem sağlıklı hem de güzel bir görüntünün vazgeçilmez unsurlarıdır. Konuşma ve gülme esnasında görünen beyaz, düzgün görünümlü dişler herkesin hayalidir. Bir diş hekimliği uzmanlık alanı olan ortodonti ile kişinin çapraşık ve kötü dizilmiş olan dişlerinin düzeltilebildiğini, çene yüz gelişimi ile ilgili tüm problemleri tedavi edilebiliyor.
Memorial Hastanesi Ağız Diş ve Çene Hastalıkları Bölümü Uzmanları, ‘Kapanış bozuklukları nedeniyle sindirimin ilk basamağı olan çiğneme işleminin yapılamaması, yine yanlış kapanışlarda çene eklemine aşırı yük binmesiyle oluşan kalıcı ve tedavisi zor eklem problemleri, diş gıcırdatma, konuşma problemleri, dişeti çekilmeleri ve çene kemiğinde erimeler, zamanında ortodontik tedavi yaptırmamış bireylerin karşılaştığı problemlerdir. Ayrıca doğuştan oluşan yüz ve çene anomalileri, çene ameliyatları da ortodontinin uğraştığı konular arasında yer almaktadır.’ diyor ve Ortodontik tedavinin ulaştığı son noktayı tedavi seçenekleri ile birlikte aktarıyor. ‘Ortodontik tedavide tıbbın tüm alanlarında olduğu gibi seneler içinde teknolojideki gelişmelere paralel olarak gelişim gösteriyor. Dişlerin ön yüzeylerine yapışan tellerle dizilmekte olan dişler günümüzde alternatif tekniklerle de hizaya sokulabiliyor. Örneğin; dişlerin iç yüzeyine yapıştırılan teller veya yakından bakıldığında bile farkedilmeyen takılıp çıkarılabilen damaklar gibi...Bu iki yeni teknik ortodontide son yılların en gözde konularından ikisi. Lingual teknik denen ve tedavinin,dişlerin dile bakan yüzüne yapıştırılan tellerle gerçekleştirilmesini sağlayan teknikte, hastanın ortodontik tedavi görmekte olduğu dışardan bakıldığında anlaşılmıyor. Çünkü teller dişlerin arka yüzeyine yapışık durumda. Bu tekniğin avantajları arasında yetişkinlerin tedavi esnasındaki estetik kaygılarını gidermesi, derin kapanış gibi bazı problemleri çabuk çözmesi, dişlerin ön yüzeyinde yapıştırmaya bağlı geçici mine aşınmalarının oluşmaması sayılabilir. Dezavantajları ise dilde belli bir süre rahatsızlık hissi, hastanın telleri temizleme güçlüğü, tedavi süresinin daha uzun olması ve pahalı olması olarak sıralanabilir.İnvisalign denen ve dişlere herhangi bir şey yapıştırılmayan teknikte ise hastadan alınan ölçüler üzerinde dişlerin son hali öngörülerek tedavinin her aşamasını içeren yaklaşık 30 adet şeffaf plak hazırlanır. Hasta her plağı 2 hafta taktıktan sonra 1-2 ayda bir ortodontistini görür ve sıradaki plağın takılması için onay alır. Bu tekniğin avantajları arasında da, plaklar şeffaf olduğu için tamamıyla estetik olması, dişlere yapışan herhangi bir madde olmadığı için dudak ve dilin rahatsızlık duymaması, ihtiyaç duyulduğunda çıkarılabilmesi, temizliğinin kolay olması ve yemek yerken çıkarılabildiği için tedavideki kişinin tellerini koparacağı endişesi ile gıdalarında seçici olmasına gerek kalmaması gibi özellikleri sayabiliriz. Dezavantaj olarak ise; dişlere uygulanan kuvvetin hastanın inisiyatifine bağlı olarak kesintiye uğratılabilmesi, ileri çene bozukluğu gibi her vakaya uygun olmaması ve pahalı olması sayılabilir. Eğer ortodontik muayeneniz sonucunda her iki tekniğe de uygun olmayan bir kapanışınız olduğu tespit edilirse ne olacak? Dişlerinizi düzelttirememe gibi bir tehlike yok. Ortodontide çareler yaratıcılıkla doğru orantıda, sonsuz. Günümüzde erişkin hastaların en çok tercih ettiği yöntemlerden biri olan estetik braketlerle ortodontik tedavi klasik yöntemde olduğu gibi dişin ön yüzeyine yapıştırılan ve ancak size çok yakından bakanların görebileceği boyda ve dişin rengini alan özel yapıdaki bu tellerle yapılıyor. Metal braketler ise uzun yıllardır kullanımda. Çok değil 15-20 yıl öncesine dek dişi çepeçevre saran bir metal bant vasıtası ile ancak dişlere tutturulabilen bu braketler, teknolojinin diş hekimliğine büyük katkısı olan kompozit yapıştırıcılar sayesinde boyutları da iyice küçülerek dişlerin üzerine doğrudan yapıştırılıyor. Kopsa bile braket yapıştırmak son derece kolay ve kısa sürüyor. Çocuk yaştaki hastalarda çoğunlukla tercih ediliyor ve oldukça ekonomik.